Siz hiç sevdiğiniz bir yazarla tanıştınız mı?

Ben tanıştım (: Üstelik de çok sevdim..
Genellikle her nereye olursa olsun (Gazete haberine , köşe yazısına..vs) yorum yapan insanlar bana çok tuhaf gelmiştir. Sonuçta o yazı yazılmış yada o haber yapılmıştır. Senin yaptığın yorum sadece kendini tatmin etmekten başka bir şey değil sonuçta onu yazan kişi yazdıktan sonra nasıl olsa dönüp bakmıyor sadece okunma oranına bakıp geçiyordur diye düşünürdüm.
Açıkçası hâlâ da öyle düşünüyorum ama sadece bir kişi hariç…

Onun ilk yazısıyla tanıştığımda;  doğum sonrası iznimin üstüne almış olduğum 3 aylık (toplamda 6 aylık) iznimin bitiminden sonra evde bıraktığım bebeğimin  kokusu burnumda, mutsuz mutsuz işe geldiğim bir gündü… Kimden geldiğini  hatırlamadığım bir mail vardı posta kutumda. Hani sıkça internette gezen, birini önemsediğini söylemek için iki satır yazmak yerine, herkesin birbirine gönderip durduğu güzel hikayelerin, özlü sözlerin birbirine “forward” edildiği klasik maillerden biri diye düşünmüştüm. Her zamanki gibi belki anlık da olsa tatlı bir his bırakır düşüncesiyle açtım okudum.  Hangi yazısı olduğunu şu an hatırlamıyorum ama tek hatırladığım okuduktan sonra kahkahalarla güldüğüm  ve gülerken kendimi bulduğumdu.
Uzunca bir zamandır bu kadar içten kahkaha atmadığımı ve aslında bunu ne kadar çok özlediğimi şaşkınlıkla fark ettim… Unuttuğun bir şeyi hatırlamak,  ne  kadar özlediğini fark edip burnunun direğinin sızlaması gibiydi.

O kadar sorumluluk yüklemiştim ki kendime, attığım kahkahalarla sanki yükler teker teker kalkıyordu üstümden…

Kimdi acaba beni bu kadar güldüren, bana beni yeniden hatırlatan?

 Gazeteci-Yazar Mehtap Erel….

 Hemen Google’a arattım. Bir sürü sayfa çıktı karşıma,o zaman  Hürriyet Aile’de  her Salı yayımlanan yazılarını gördüm, daha önce de Newsweek Türkiye’de yazmıştı, iki tane kitabı vardı…
Ben bunca zamandır neredeymişim diye düşünüp başladım teker teker okumaya… Hepsi inanılmazdı, komikti, şahaneydi, hem tarzını hem kendisini çok sevmiştim. Tanışmamıştık belki ama sanki çok yakından tanıyor gibiydim.Yazılarının dışında daha da enteresan olan, okurlarının yaptığı yorumlara verdiği yanıtlardı.

Aman Allah’ım hiçbirini es geçmiyor, üşenmiyor, hepsine teker teker cevap yazıyordu.
Okuru O’na bayılıyordu, O okuruna…İnanılmaz bir diyalog vardı aralarında…

Mehtap Erel okumaya başladığınızda kolay kolay bırakamıyorsunuz…
İşin aslı, O’nu okumaya başlayınca, aslında, yanındakilerin de onun gibi samimi ve içten olduğunu düşünüp benim gibi aldanabilir  ve kanabilirisiniz. Ya da benden daha zekiyseniz,  kimsenin hayatının mükemmel olmadığını bilecek olgunluktaysanız daha kolay bu rüyadan uyanıp gerçeği farkedebilirsiniz…. Her neyse o kısımları boşverelim ne benim yazmama ne de sizin okumanıza değer aslında(:
Nerde kalmıştık haa evet Mehtap Erel ve okur diyalogları:))
O’nu okumanın en güzel yanlarından biri, kendim oturup yorum yazmasam bile, yazılan yorumlara verdiği cevapları merak ettiğim için dönüp dolaşıp yine yazılarına geliyordum, yorumlara yazdığı cevaplarda bile yeri geldiği zaman bir laf çakma, yada bir fırlamalık yapma durumu vardı (:
Gel zaman git zaman müptelası oldum. (evet bende bağımlılık yarattı) 

Bir sabah iş yerimdeyken Defne Joy Foster’ın vefat ettiğini duyduğumda gözümden akan yaşlar, arkasında bıraktığı dünyalar güzeli oğlu içindi. Defne’yi bende çoğu insan gibi sadece ekrandan tanıyor ve seviyordum . Ne yaptığı, nasıl yaşadığı benim için önemli değildi çünkü bence son derece doğru düzgün bir kadındı, üstelik yeni doğum yapmış taptaze bir anneydi…

Bir süre sonra Mehtap Erel’in kalemi, Defne’nin biricik oğlu için yazmaya başladı…
Ama o yazı aslında Can Kılıç için değil aslında annesiz kalan bütün bebekler içindi bana göre … İlk okuduğumda gözyaşlarım sel olmuş, hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Hâlâ da ara ara dönüp okurum ilk bir kaç paragrafı çünkü  devamı duygu dünyamı altüst ediyor, insan anne olunca daha bir hassaslaşıp gördüğü, okuduğu her olayı kendi evladı ile özdeşleştirip psikopata bağlayabiliyormuş meğerse. (anne olunca öğrendim:)
Tabii bazı densiz ve dengesiz kişiler yazının amacını unutup kendi çöplüklerinde abuk sabuk  yorumlar yapmaktan geri kalmadı o ayrı:(

Bu arada Defne Joy’un oğlu için yazıdığı yazıyı aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz:

http://www.anneboyutu.com/mehtap-erel?defne-joy-fosterin-oglu-cana-mektup&ArtId=2624

Bir müddet sonra  yine bir Salı günü bilgisayarın başında Mehtap Erel’in yeni yazısını bekliyorum… bekliyorum… tık yok sitede.. dönüp eski yazılarına bakıyorum falan.
Tabii bu ana kadar  tüm cesaretimi toplayıp bir yazısına yorum yapmış ve ardından gelen “teşekkürler , çok öpüyorum aşkım” cevabını almışım:)
Sitede Mehtap’ın yeni yazısı geleceğine, geçtiği yerler, eski yazıları teker teker silinmeye başlıyor…
Aman Allah’ı teknik bir arıza mı var  acaba? Yoksa… yoksa… birşey mi oldu? son zamanlarda zaten sıkıntılı yazıyordu.. Off ya ne oldu acaba derken, sitede buldum iletişim numarasını, aradım . Tek kelimeyle “ayrıldı” dediler.
– Nasıl yani neden?
-…. (cevap yok)
Yavaş yavaş ellerim soğumaya , kalbime doğru bir sancı girmeye başladı . Hani bazen durduk yere içinize bir sıkıntı gelir çöreklenir ya, hani kötü birşey olacakmış gibi yere göğe sığamazsınız ya öyle oldum bende . İkinci gün dayanamadım facebookta buldum kendisini.. Ama acaba rahatsız eder miyim diye çekinerek ” siteden ayrılmışsınız ama  ben sizi çok merak ettim son zamanlarda sıkıntılı yazıyordunuz , iyi misiniz? rahatsız ettiysem özür dilerim ” yazdım gönderdim.
Ya aynı gün ya da ertesi gün ışık hızıyla cevap geldi “Olur mu hiç aşkım , hoşgeldin  iyi ki geldin”

Çekine çekine gittiğim kapıda kollarını açarak karşılamıştı beni…
Oysaki hiç tanışmamıştık, konuşmamıştık:))yani ben onu tanıyordum ama o beni hiç tanımıyordu…

Üstelik ayrılma sebebi sırf okurlar arasında yapılan ayrımcılığa karşı durması, okurunu koruması ve kollamasıydı…. Bir kez daha hayran kaldım, çok sevdim, çok sevindim… Gerçekten vardı yani böyle insanlar..

Sonra  arkadaş olduk, kaynaştık, yeri geldi dertleştik. Üstelik sadece O’nunla da değil aynı zamanda onun birbirinden güzel okurlarıyla da… Şimdi hepimiz Mehtap Erel’in editörlüğünü yaptığı, gecesini gündüzüne katıp oluşturuğu Anne Boyutu’ndayız… Sizde gelmek isterseniz memnuniyetle bekleriz (:
İşte adresimiz : http://www.anneboyutu.com/anasayfa

.

Reklamlar

One response to “Siz hiç sevdiğiniz bir yazarla tanıştınız mı?

  1. Geri bildirim: Örüntü ve bir rüyadan sonra… | kelimeperisi·

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s