Tükürükten Çürük Testi…

Aslında olay geçen hafta bizim kendi aramızda oluşturduğumuz çocuklu annelerden (çocuksuz anne var mı bilmiyorum ama:)) ) Derya’nın beni telefonla arayıp “Blog yazan annelere çocukları ile birlikte dişçide çürük testi yapacaklarmış gidelim mi?” demesiyle başladı. hem dişçi kontrolü, hem çocuk kaynaşımı, hem Derya ile görüşmece…Eh daha ne olsun diye düşünüp tamam dedim. Sağolsun gerekli yerlere benim mail adresimi vermiş, beni de davet ettiler. şimdi buraya kadar bir problem yok… Olay Pazar günü 14:00de başlayacak organizasyona katılma saati yaklaştıkça bizdeki üşenme duygusunu yenmede :))

 

Gerçi sabahtan Uğurcan’a Kerem’i görebileceğimizi söylediğim için o zaten havalarda. 3 kelimesinden 2’si Kerem :)) Kerem’in hatırına kahvaltı etmeler, tuvalete gitmeler falan:))

Öğle uykusuna okulda 12:30 gibi yatan çocuk Pazar günü geldi mi bizimle olmak uğruna, gözünden uyku şelale gibi aksa da, yok diyor başka bir şey demiyor. Biz Uğrucan’ı uyutamadık, hazırlandık anne-oğul çıktık evden. Organizasyon Bağdat caddesindeki Dent Suadiye Kliniğinde yapılacaktı. Tam Bağdat caddesine girdik ki, bir baktım arka koltuktan hiç ses yok, meğer bizim sıpa sen koy kafayı koltuğa bir güzel sız.. Hani hep öyledir ya uyumaz uyumaz tam gideceğiniz yere yaklaşmışsınızdır 10 adım kala uyurlar:)) Neyse ki  park yeri bulalım derken ara sokaklarda 3 tur attık. Hepi topu yarım saatçik uyumuş oldu, ki, o da birşeydir:)

Biz varmasına vardık ama Derya’lar ancak çıkmışlar evden, o yüzden, biz önceden girdik içeriye. Açıkçası bir sürü blog yazarı anne ile tanışma duygusu beni biraz ürküttü desem yalan olmaz. Ama kapının açılması ve o içten karşılama açıkçası bütün endişelerimizi gidermişti. Her ne kadar yol boyunca Uğurcan’dan “dişime bakmıcak ama” şartlamasıyla gelmiş olsak bile o bile o kadar çocuğun içinde gıkını çıkarmadan baktırdı dişlerine:)

Organizasyonu yapan Ayşen hanım çok güzel yüzlü cıvıl cıvıl bir bayan. Ben önce onu diş kliniğinden falan sanmıştım ama meğer http://madambrownie.com‘un site sahibi. Çocuklar için palyaçolar gelmiş, yine onlar için oyun hamurlarıyla oynanan dişçi setleri,diş ve diş fırçası şekline kurabiyeler vardı. Hani şu butik işi olan üzeri şeker hamuruyla kaplı tek tek paketli olanlardan… Şeker hamuru olayı, her ne kadar çok güzel olsa da, çok fazla mıncıklanarak yapıldığından (biliyorum iğrencim) benim hep beğendim fakat yiyemediğim (daha doğrusu oğluma yediremediğim) bir ürün. Ayrıca bu tarz sert kurabiyelerde bana çok anlamsız gelir,sevmem…. Amaaaaa burdaki kurabiyeler enfesti. Oğlumun diş fırçası şeklindekinin sapı kırıldığı için azıcık tadına bakayım dedim. İnanılmaz güzeldi.. Kim yaptı hatırlayamıyorum maalesef. Ama tek kelime ile enfesti…. Şimdi ki yeni misyonum evde o tarz kurabiye yapmak:) Şeker hamursuz versiyonu ile tabii:))

Palyaçolarla eğlenen çocuklar…
soldaki kutu diş fırçası ve diş şeklindeki kurabiyelerle dolu hmmm..
Geleceğin dişçileri


Çocuklar için hazırlanan oyuncaklar,enfes kurabiyeler ve cupcakeler

Gel gelelim çocuklar içerde doya doya kudurduktan,biz büyükler sağa sola serpiştirilmiş ikramlardan atıştırdıktan ve Derya ‘da geldikten sonra Pedodontist Aysun hanım bizi diş çürüklerine karşı epey bir dehşetli fotoğraflar eşliğinde bilgilendirdi 🙂


Pür dikkat dinlemedeyiz…

herkes dinlerken biz hamurlarla oynuyoruz :))

Bizim zamanımızda dişleri çürükten korumak için diş fırçalamak yeterliydi. Sonra diş ipleri çıktı. Bunları kullansanız bile dişteki en ufak bir sızıda doktora gittiğimizde diş tam çürümeden dolgu yapılıp çürümesi durdurulurdu değil mi? Oysa şimdi neler neler çıkmış. Evde kendinizin çocuğunuza veya kendinize uygulayacağı diş kremi varmış. Dişinize sürüyorsunuz yarım saat bekliyorsunuz. Diş kremi dişlerinizin üstünde bir tabaka oluşturuyor. Haaa bu arada her ne kadar dişinize gözünüz gibi baksanız da eğer tükürüğünüzdeki asit miktarı yüksek değerlerdeyse şekerli şeyler yemeseniz bile dişleriniz daha çabuk çürüyebiliyormuş ve bu asit derecesini ölçmek için testler varmış. Tükürük testi…

Diş kremi

Aysun hanım nasıl sürüleceğini gösteriyor

Tükürük testini anlatmadan önce şunu belirteyim eğer oldu ki çocuğunuz ufak bir kaza da yere kapaklandı çeneyi çarptı ve bir diş köküyle birlikte çıktı (Tabii biz bunu ekranda,  görseliyle görüp Derya’nın kulağını çekiştirip tahtaya vura vura “aman Allah korusun” şeklinde bilumum korunma duaları eşliğinde seyrettik:)) Her neyse siz o düşen dişi eğer o sırada yerde bulduysanız sakın kök kısmına dokunmayın, diş kısmından tutup mümkünse çocuğun kendi tükürüğü içinde (eğer tutabilecek gibiyse bu yer dil altı oluyormuş) ,mümkün değilse süt içinde taşıyarak dişçinize getirirseniz dişi kurtarmak adına bir şeyler yapabiliyorlarmış. Eğer kökün üzerinde toprak vs. gibi yabancı maddeler var ise suyun altına yine kökünü ellemeden temizleyebilirmişsiniz..

Annesi olarak ben kendi dilimin altında getirsem olmaz mı dedim, nasıl olsa ben doğurdum, tükürükse benim genimden geçme dedim ama olmuyormuş maalesef :)))

Bu güzel bilgilendirme sonrasında bütün çocuklar Aysun hanım’ın odasına doluştu. Büyüklerden de çürük testi yaptırmak isteyenler Dr. İlker Bey’in odasına doğru gitmeye başladı.

Uğurcan hem baktırmayacağını söyleyip hemde illaki anası gibi meraklı olduğundan biz Aysun hanım’ın odasında bakalım nasıl olacak modunda izleme duruma geçiş yaptık…

Olay şöyle oldu … bütün çocukların eline minik bir kap verildi. Tükür çocuğum, tükür evladım bak kardeş nasıl tükürüyor nidaları eşliğinde tüm çocukların ellerindeki tükürük kaseleri (!) dolduruldu. Manzara her ne kadar bizim açımızdan iç açıcı olmasa da, çocuğunuzun diş sağlıyla ilgili olunca “hadi oğlum, tükür çocuğum” moduna geçişi yapabiliyorsunuz:))) Çocukların tükürükleri yeteri kadar dolunca Aysun hanım her bir kabın içine bir çeşit ince uzun kağıttan çubuk sokup aldığı renge göre asit aşamasını bize söyledi. İkinci aşama olarak her çocuk dişçi koltuğuna tek tek oturup dişlerinin mürekkep rengindeki bir sıvı ile boyanmasını sabırla bekledi. Boyayı iki dakika beklettikten sonra ağızlarını çalkaladılar. Tabii benim sıpa gibi çalkala tükür evladım dememe rağmen inadına yutanlar da olmuştur:) Dişlerde kalan boyaların bir süre bekledikten sonra döndüğü renge göre dişlerin iyi fırçalanıp fırçalanmadığı anlaşılıyormuş. Pembe renkler yeni yenen yemeklerin göstergesi, hafifi mavimsi olursa biraz daha dikkatli fırçalanmalı , mor renge dönüyor ise güzel fırçalanmıyor demekmiş.

Kucağımda diş kontrolündeyiz:))

Bizim biraz daha iyi fırçalamamız lazımmış. Altta da minik bir çürük başlangıcımız varmış. Gece yatarken içtiğimiz ballı sütlerden sorumlu olduğum için dişin çürümesine yardımcı oluyormuşum meğer…Ahh bir de tabii eve alınan çikolataların suçlusu da ben:))))

Bu arada evde çocuğunuz dişime krem sürdürtmem diyorsa (bizimki gibi) dişçiye götürüp bir çeşit florid kaplaması yaptırarak da önleyebiliyormuşuz çürük oluşumunu…

Sonuç itibarı ile bir torba içindeki yeni diş fırçalarımız, macunlarımız , kurabiyelerimiz ve diş kremimizle evin yolunu tutarken gayet keyifli ve bilgili ayrılmıştık klinikten.

Uğurcan ve Kerem’in kavuşma mutluluğu ise paha biçilemezdi:))))

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s