İlk Çocuk Hastalığımız : El, Ayak, Ağız Hastalığı

Hiç duymadınız mı?

Valla biz de duymamıştık , taa ki bizzat tanışana kadar…

Geçen hafta salı  günü öğlene doğru  yuvadan sevgili  öğretmenimiz aradı oğlunuzun ateşi var  (37.3 derece) diye.

Şaşırdım çünkü birdenbire  olan bir şeydi, hastalık belirtisi falan da göstermemişti.

Ben : Yemek yedi mi? İştahı yerinde mi? Burnu falan akıyor mu?

Öğretmenimiz: Evet evet bir problem yok, çok güzel yedi, Burnu da akmıyor.

B: Keyfi yerinde mi peki, enerjisi  falan? Halsiz gibi mi?

Ö: Yoo  aslında keyfi de gayet yerinde koşturuyor.  Az önce sarılınca alnı sıcak geldi, dereceyle baktım 37,5  derece , gözleri de birazcık çakmak çakmak   ama dediğim gibi keyfi yerinde. ben sadece size haber vermek istedim herhangi birşey yapalım mi diye..

Ben hemen doktorumuzu aradım , dedim keyfi yerinde ama sadece birden ateşi çıkmış.

Doktorumuz 2 tane farklı ateş düşürücü ilaca dönüşümlü olarak  4 saatte bir başla bakalım dedi.  Okulu arayıp haber verdim,  Allah’tan okulda ilaç varmış da göndermeme gerek kalmadı.

Öğretmeni bizim onayımızdan sonra ateş düşürücü verdi.

Akşam almaya gittiğimde ateş ara ara yükselmiş  düşmüş ama yine de 37 civarında seyrediyordu. Eve gelir gelmez yemeğini yedirip ilacını verdik.  İlacında etkisiyle erkenden uyudu  o gün.

4 saat sonra bir kere daha ilacını verdik ve bizde yanına kıvrıldık . Gayet güzel uyumasına rağmen bi ara baktım eşim uyanmış ateşini ölçüyor. Bi kalktık ki ateş 38.3lere çıkmış.   Hemen kollarını,bacaklarını ıslattığımız bezlerle sildik. Ateş düşürücü verdik. Mavi buz kalıplarını tülbente sarıp vücuduna tuttuk, bir süre sonra  ateşi normale döndü. Zaten biz ateşini düşürmeye çalışırken de tam uyanmamıştı. Fosur fosur uyumaya devam etti.

Biz kontrol ede ede bölük pörçük  uyuduk. Sabah her şey normaldi. Okula ilaçlarıyla birlikte bırakıp işe geldim.

10:30 gibi öğretmeni aradı. Ben yine panik halde çok mu çıktı yine ateşi derken , öğretmeni yooo hayır  aksine hiç ateşi çıkmadı bugun, sabahtan  beri sık sık ölçüyorum gayet iyi, ilaç vermeyelim isterseniz boşu boşuna dedi. Tamam dedim. Derin bir ohh çektim:)

Akşam yuvadan aldım eve geldik evde de gayet iyiydi ama yatmaya yakın hafif ateşi çıkınca hemen bir ölçek ateş düşürücü verdim, uyuduk .

Buraya kadar bir olay yok, asıl bomba  bunda sonra başlıyor…

Ertesi sabah malum, kazadan sonra hala arabamız servisten çıkmadığından ve geçici araba ve sigorta iletişimsizliği yüzünden de  o sabah arabasız kalınca ben evden erken çıktım.  Uğurcan’ı da babası okula götürdü.

Okula bırakıp gelince bu çocuğu böcek mi yemiş dedi bir sürü iz var dedi.  Bende  vücudunun birkaç yerindeki sinek ısırığından bahsettiğini sanıp sinek ısırığıdır demiştim.  (evde gece tablet taktığım için , büyük ihtimalle okulda öğlen uyurken yiyorlar diye düşündüm.)

Biraz zaman geçince okulda öğretmeni aradı. Uğurcan’ın ellerini gördünüz mü diye?

Gece birşey yoktu, sabahta ben erken çıktım ben çıkarken o uyuyordu görmedim.. hayırdır?  babası da söyledi  sinek ısırığı mı acaba dedim.

Öğretmeni hayır bu sinek ısırığı değil ellerinin içi benek benek, çok fazla var. İsterseniz gelip alın bulaşıcı olabilir…

Benim aklıma, hastalıktan ziyade,  dün akşam isteyip de yediği şekerli yumurta gelmişti. Herhalde dedim sıcakta yumurta dokundu, allerji yaptı çocuğa.

Hemen doktordan randevu aldık, yedek araç gelmek üzereydi zaten, gelir gelmez okul gittim. Veee ellerinin içini ilk kez gördüm.

Ben hala hastalık olabileceğini değil de yumurtanın yada başka birşeyin dokunmuş olabileceğini düşündüğümden sakin sakin doktora gittik.  Zaten çocuğun da keyfi yerinde ateşi falan da yok. Panik yapmıyorum.

Doktorumuz bizi kapıda görünce ayaküstü sohbet etti, bizden önceki hastasını muayene etmek için odasına geçti, bide kapı önündeki koltuklarda oğluşla kâh oynaştık, kâh oturup bekledik.

Çocuk doktorumuzla doğum doktorumuzun odaları karşılıklı.  Doğum doktorumuz Fatih (Esen) Bey’in oda kapısı açıktı ve kendisi içeride yoktu. Kapının tam karşısında duran  masasının arkasındaki duvarda boydan boya bebeklerin resimlerinin olduğu duvarı gören Uğurcan benimde resmim var diye gösterdi:)  (hatırlıyor olabileceğini  hiç sanmıyorum ama  evet orda onun da bir resmi var:)

Bu sırada Afşin Bey’in hastası çıkınca biz geçtik içeriye, Afşin hemen oğluşumu kucakladı öptü.  Zaten ilk doğduğunda da öyle yapmıştı:)  Ben doğum sonrası  aman kimse ellemesin, yaklaşmasın, daha çok küçük  diye kimseyi yaklaştırmazken odaya girip kucağına alıp şaaap diye  öpmüştü:)) Kontrole o zaman  4 yaşında olan prenses kızıyla gelmişti…

Afşin’e, tam olarak durum budur diye ellerini gösterdik, acaba yumurta mı demeye kalmadan çocuk hastalığı bu dedi.

El ayak ağız hastalığıymış.  Sadece elde ayakta ve ağızda çıkarmış.  Çocuklar arası bulaşıcıymış.  Bir şey olmaz ateşi çıkarsa ateş düşürücü verirsin dedi.  Ağzının içinde damağında hafif hafif kızarıklıklar vardı. Sonrasında çenesinde de çıktı birkaç tane minik benek

Ben içimden evyah diye bağırırken , doktorumuz  o kadar sakin ki,  birkaç saniye sonra onun sakinliği bana da  yansıyor

hani mutlu anne=mutlu çocuklar tezi var ya bu onun başka versiyonu: rahat doktor = rahat  ebeveynler

Gelelim hastalıkla ilgili bilgilere; herhangi bir aşısı veya ilacı yokmuş. Kaşıntı veya ağrı yapmaz dedi. Bize yani büyüklere kolay kolay bulaşmaz dedi.  Çocuklardan geçen bulaşıcı bir hastalık dedi. Havuzdan mı acaba dedim yok dedi.Çocukların olduğu her yerden geçer.  Kızamık gibi döküntülü bir hastalık.  Bazı yerlerde beneklerin içi su topluyor.

Pazartesiye kadar ( o gün günlerden perşembeydi)  okula gitmesin, pazartesi günü gidebilir dedi. Geçen günkü ateşte bundanmış demek ki dedik.

Sonra genel kontrolünü yaptı. Boyumuz 107 cm, kilomuz 17.200gr. olmuş.

Dr’a gittiğimiz gün nerdeyse bütün gün yediği  öğlen birkaç tane patates kızartmasıydı o kadar.  Akşam birazcık su içti (ki normalde çok su içer)  erkenden uyudu.  Zaten internette de yazıyor yumuşak şeyler yiyebilir diye. Ama ilk akşam yemedi, ikinci gün sabah kahvaltıda babasında sucuklu omlet istemiş biraz yedikten sonra çıkarmış. (sanırım yutmakta zorlandı) sonra oturup tost yemiş.  Ben eve gidince de peynirli – sütlü bebe bisküvisi, dondurma, meyve ile geçiştirdik.

3. gün normal yeme düzenine kavuştu çok şükür. Yaraları çok azıcık kaşındı. Kaşınınca Dr’un bilgisi dahilinde 1 ölçek kaşıntı giderici verdim. Haa unutmadan döküntülerden iz kalmıyormuş:)

Aşağdaki resim ayağındaki döküntünün en kötü olduğu hali. Daha sonra iyileşmeye ve kabuk tutmaya başladı.

Şimdilerde kurumak üzere. Zaten bu hastalığı bir kere geçiren de tekrar etmiyormuş.

Demedi demeyin, karşınıza çıkarsa şaşırmayın. Böyle de bir hastalık var. Ama geçiyor merak etmeyin….

Reklamlar

26 responses to “İlk Çocuk Hastalığımız : El, Ayak, Ağız Hastalığı

    • Hah doktor da ayni seyi sordu:)) babaannemin ben kucukken bana yaptigi bir tur tatli. Bir yumurtanin sarisi ile birazcik toz sekeri beyazlasana kadar cirpiyorsun sonra kasik kasik yiyorsun:)

      • onu aynen firinda pişirince beze oluyo işte çok severim Himmmm :))
        bi de bizim oralar da lohusaya yedirilen pekmezli yumurta var ama onun konumuzla hiç alakasi yok :))))

      • evet evet aynen böyle. Şeker yumurta akı güzelce çırpılır, kremşanti sıkacağıyla (onun adı her neyse artık) fırın tepsisine sıkılır. pişirilir. Anam ben de çok yapmışım gibi anlatıyorumyapmadım ama öyle yani :))

  1. Çok geçmiş olsun oğluşuna.Geçenlerde bir arkadaşımın oğlu da aynı hastalığa yakalanmış ondan duymuştum ilk olarak, salgın var herhalde… Şekerli yumurtayı annem yapardı bana, bayıla bayıla yerdim, çocukluğuma döndüm birden 🙂

    • aa sende mi bilirsin şekerli yumurtayı çok şaşırdım. herkes bana uzaylı gibi bakmaya başlamıştı:)
      hastalık konusunda salgın var sanırım cidden. ben bile psikolojik olarak kaşınmaya başladım:)

    • merakını giderdiğime sevindim:) internetteki resimlerden daha hafif geçti bizimkisi çok şükür.. dahası bende çok daha hafif olmak kaydıyla döküyorum sanırım ,her iki elimde de 4er tane falan döküntü var. döküntüler çıkarken acıyor ama sonrasında birşey yok. galiba ben çoook hafif belli belirsiz atlatıyorum

  2. Selam 🙂

    Bu arada öncelikle gelmiş, geçmiş olsun. İlk kez duydum ve gördüm, bilgilendik sayenizde.

    Bu arada bloglar arası Versatile Blogger ödülünü bloğun fazlasıyla hak ediyor. Bloğumu ziyaret etmeni rica ediyorum.

    Sevgiler,

  3. çok geçmiş olsun.Benim oğlum da geçirdi bu hastalığı yeni.1.5 yaşında henüz ve maalesef biz çok zor atlattık.Hiç uyumadı diyebilirim 2-3 gece.2 yaşın altındaki çocuklarda daha şiddetli geçtiğini söylemişti doktorumuz.

    Tekrar geçmiş olsun cnm.Allahtan tekrarlama riski yok 🙂

  4. Senin yazını okuduktan 10 gün sonra arkadaşımın kızı bu hastalığı geçirdi. Salgın olduğunu söylemiş dr. Senin tecrübelerini aktardım arkadaşıma, rahatladık sayende 🙂 Sevgiler..

    • inşallah çabuk atlatır. Benim iş arkadaşıma da oğlumda geçti:( bende çok hafif atlattım.Arkadaşına da çok geçmiş olsun. Hastalığın en son evresinde o su toplayan yerler deri atıyor, hepsi soyuluyor… haberi olsun.. biz hepimiz deri değiştir gibi el – ayak derilerimiz soyuldu hep.

  5. Geri bildirim: El-ayak-ağız hastalığı Bölüm 2 « kelimeperisi·

  6. Geri bildirim: Alt tarafı aşı olacaktık oysa ki… | kelimeperisi·

  7. Mrb ayni sey benim oglumda da cikmisti vaskilut (damar iltahabi) diye hastaneye yatirdilar biyopsi yaptilar sonucunu bekliuoruz ama ayni resimdeki gibiydi el icinde ayaklarda popoda cikti kollar bacaklara yayildi ama cok az di simdi hayirlisi olur ins sonucu bekliuoruz

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s