4 yaşa 2 kala…

Kasımda 4 yaşını doldurmaya son 2 ayımız kaldı.

Bakalım genel olarak aklımızda neler kalmış bu yaştan….

Sonbahara üzülerek girdiğimiz şu bir haftada fark ettik ki, geçen kış  paçaları uzun gelen eşofmanlar bilek seviyesine kadar çekmiş:))  Boyumuz uzamış.

3,5 yaş civarında dr’ umuza gittiğimizde boyumuz 107 cm ve 17.200kg idi.  Bakalım Kasım’da gittiğimizde ne çıkacak?

Şubat 2012’da yuvaya 3 yaş sınıfında başlayıp 1,5 ay içinde bezi ve emziği bırakıp 4 yaş sınıfına devam ettik. Yaz boyunca okulun havuzuna girdi ördek gibi:))  Arada mızıklansa da genel olarak okulunu sevdi.

Bu ay başında 5 yaş sınıfına geçti (bir senede 3 sınıf okumuş gibi oldu:)

Kendi kendine oyun oynamayı, hayal kurmayı, sohbet etmeyi  öğrendi.  Sohbet saatleri genelde uyku önceki yatakta çenesine vurma şeklinde kendini gösteriyor:)

Kendi kendine uykuya dalabiliyor. Yazdan beri Şirinler serisinin Şirinleyen Ayna‘sını ısrarla her  akşam okuyoruz.  İlk başlarda “Ninemin Gözlükleri”ni de okuyorduk ama son zamanlarda sadece Şirinlere yöneldik.  Artık  neredeyse ezberledi kitabı…

Yatağa gelen oyun arkadaşları sayısında oldukça azalma var. Genelde oyuncak araba, bir adet minik kitap,bazen bir anahtarlık falan oluyor. Yalnız geçenlerde bir gün mutfak robotunun kabı diye tutturduydu:)) Uyuyana kadar bırakmadı elinden:)))

Artık son zamanlarda eskisi kadar mutfak tezgahında oyalanmaya meraklı değil, aralarda bir aklına eserse “bende yardım edeceğim” diye geliyor. O sırada doğranması gereken bir şey olursa kesme tahtasını ve plastik bıçağını verip kendisini de tezgahın üstüne oturtup  yardım etmesine izin veriyorum.  Genelde salatalık, kabak  yada yamuk yumuk patlıcan doğruyor:) Doğradıklarını da yemeğe katıyoruz, bir lezzetli oluyor ki sormayın:)

Yazları okul çıkışı genellikle okuldan arkadaşı Demir ve annesi Ebru  ile sahilde parka gittik, bisiklete bindiler vakit geçirdiler.Arada Sedef’le oğluşu Mete’de bize eşlik etti piknik yaptık:) Çocuklar kaynaştı…

Yemek konusunda canı isterse yiyor. Neredeyse bütün yazı dondurma, makarna, süt,yoğurt tarzı şeylerle geçirdi…Arada mümkün olduğunca sebze falan da yedirdik. Et, tavuk, balıkla pek aramız yoktu şu son aya kadar. Maşallah deyin, geçenlerde 3 lokma balık attı ağzına:)  2 seferdir de etli dolmanın içini yiyor:)

Bu yaşta ciddi olarak geçirdiğimiz ilk ve şimdilik tek çocuk hastalığımız el-ayak-ağız hastalığıydı.  Okulda geçirilen ve neredeyse yıl boyu sürekli tekrarlayan gribal olayları saymıyorum  onlara alıştık artık:)

Hastalığın dışında yazın bir ara el tırnaklarından iki tanesi tuhaf bir şekilde soyulmaya başladı . Daha doğrusu alttan  yeni tırnak çıktı, üst kısmı kabuk gibi soyuldu. O sırada tatilde olduğumuzdan orada gittiğimiz bir aile hekimi vitamin eksikliği yada mantar olabilir dedi (Sonradan mantar olmadığına karar verdi) ama yine de hem vitamin hapı hem de ne olur ne olmaz diye mantar kremi verdi.  Ah,  birde çok suya girmekten olmuş da olabilir dedi (ki bu akla daha yatkındı, lakin adam sudan çıkmıyordu)

Mantar kremini 1-2 kere sürüp bıraktım, Şurubu da biraz verdim şimdi  ara ara veriyorum, vitamin niyetine. Zaten oğlan canım acımıyor diyor. Alttan çıkan tırnak da sert çıkıyor. Bence bizimki  farkında olmadan elini bir yere kıstırdı , tırnak da böyle bir reaksiyon verdi. Sonuçta şu an kendi tırnağı çıkmış soyulan kısımda kesile kesile bitmek üzere.

Hmm başka neler vardı bir bakalım. Bayram tatiline çıkmadan önce ailecek delirip salonun duvarlarında serbest resim çalışması yaptık:))  Her gören dehşete düşüp akımız kaçırdığımızı düşünse de biz çok eğlendik:)

Ayrıca dün akşam denedim cif’le çok rahat çıkıyor boyalar. Dolayısı ile paniğe gerek yok. Daha bir müddet şenlendirsin duvarlarımızı:))

Güzel olmuş değil mi:)

Bunların dışında benim şu an için erken olduğunu düşündüğüm ama ileride almayı düşündüğüm  anaokulu dergisi anneboyutu.com‘dan hediye geldi (en çok yorum yapanlar listesinde çıkmışım) çok mutlu oldum. Hele ki kitapları görünce daha bir delirdim. Çocuğu evde oyalayabilecek fikir bulma konusunda ne yazık ki çok yaratıcı değilim çünkü.

Tahminimin aksine oğlum için erken değilmiş. Bazı akşamlar oturup  yapıyoruz.  Bu ilk çalışmamızdan;

Bu vesile ile okulda ne kadar çok şey öğrendiğini de gördüm. Mesela makası çok güzel kullanabiliyor. Labirent bulmasını  hiç zorlanmadan  sonuca ulaştırabiliyor,  3 farklı şekilde kesilen parçaların doğru eşleştirmesini yapabiliyor.  Yapboz ‘u eskiden sevmezdi oysa şimdi aynı yapboz’u  2-3 kez bozup yapmaktan keyif alıyor.

Evdeki ritim tutkumuz hala devam etmekte. ..Bendir,darbuka, minik darbukadan kendine orkestra kurup bateri çubuklarıyla  gayet güzel ritim tutmaya başladı.  Geçenlerde; oğlum bak komşular rahatsız olacak sessiz çalmamız lazım dedim. Sonra bir baktım ki bizimki gürültü yapmasın diye hepsinin üstüne ayrı ayrı bir t-shirt seriyor. Onun üstünden vuruyor müzik aletlerine….  Bunu akıl edebilmesine bayıldım bayıldım… daha ne diyeyim ki

Ayrıca ağlama krizlerimiz yine aralarda olsa da eskiye nazaran (burada da bi maşallah alayım lütfen) oldukça azaldı. En azından eskisi kadar takışmıyoruz kendisiyle…

Yazın en favori cümlemiz “çünkü öyleee” idi.

Oğlum bu niye böyle? -Çünkü öyleee…

Uğurcan bunu niye buraya koydun?  – Çünkü öyleee….

yada

Uğurcan: ben bunu yemicem!

Ben: Neden?

Uğurcan: Çünkü öyle…

Bir yaz boyu bu tür konuşmalar çok geçti aramızda:))

Gece bezinden de kurtulduk yaz başında. Geceleri sık sık tuvalate kaldırıyoruz.. Çok su içtiğimiz için kaldırmayı unutursak  çişli yatakta uyanıyoruz (Alez olayı çok başarılı bir buluş bu arada, bulanı tebrik ediyorum)

Hâlâ kendi odasında değil bizim yatağımızda yatıyor. Niye korkuyorsun deyince canavar var diyor:)

Şimdi bunu yazınca aklıma bir yazı geldi, paylaşmadan olmaz…

http://www.mehtaperel.com/index.php/gece-teroru/

Reklamlar

9 responses to “4 yaşa 2 kala…

  1. Duvarlariniza bayıldımm 🙂 Badana zamanı çalacağım fikrinizi 🙂 Ugurcan ın ritm tutkusunun üstüne gitsen ya,çok güzel müzik atölyeleri var.Biz haftaya Yamaha Class a başlıyoruz,Barışın da müziğe ilgisi var
    Maşallah kuzuya,Allah nice yaşlarını göstersin…

    • amin canım inşallah:) bizim baba zaten müzisyen o teşvik ve takipte bu konuyu:)) duvar olayı çok guzel tavsiye ederim. bizinkii hevesini aldı arada bi esiyor bi suluboya fırçası ile ilave yapıyor ama belki surekli yapma desem içinde kalacaktı çocuğun. hala o zaman yaptıgı şeylerin ne oldugunu hala hatırlıyor. çok renkli olanlar için bunlar havuz demişti, kenardaki koyu mavileri de timsah diye adlandırmıştı. üstünden zaman geçti, bu ne diyorum yine aynı şeyleri söylüyor:)))

  2. Bizim kuzu büyüdü, maşallah :)) Ayrıca duvarlarınız şahane olmuş bence, gerçekten . Çekirdek aile bireyleri cesaret örneği gösterdi.
    Birde şu gürültü olayına bulduğu çözüme şahit olmuş biri olarak çok dahiyane, çok yaratıcı buldum Uğurcanı, kocaman bir tebrık de benden gelsin 🙂

  3. internette yazı folyosu gördüm duvar kağıdı gibi duvarı kaplıyorsunuz..sonra yazı tahtası gibi silgisi ile dilediğiniz kadar yazıp siliyorsunuz..tebeşirli olanları da var..bizimki büyüsün biraz daha düşünüyorum 🙂

    • ikea’da da var duvara kaplamalık kağtılar ama ben geç kaldım almak için. Ansızın çizdi benimki, bende battı balık yan gider dedim:))

    • 🙂 yok onun için hevesinin iyice geçmesini bekliyorum:)) nedense dağınık ev beni rahatsız etse de renkli duvar hiç rahatsız etmiyor:) kalsın bir müddet:))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s