Şantiye taşınması

İşin aslı, inşaatçı değilim, evlilik sonrası düzenli çalışma saatlerim olsun diye geçmiştim, yönetici asistanlığıydı ilk başta, sonra az muhasebeye yardımcı olayım deyip  muhasebe programında sipariş girmeyi öğrendim, sonra malzeme lazım diye diye satın almayı öğrendim. Sonra daire satışı yapan bayan gittiği için satış kısmı kaldı üstüme, aslında satıştan ziyade müşterilere projeyi tanıtma, anlatma… Mimarlarımız varken gezdirme kısmını onlar yapıyordu, ama onlarında biri diğer şantiyeye, diğeri  başka firmaya geçince gezdirme işi de bana kaldı.

Haa bu arada şirketin yemek yapan bayanı ayrıldığı için (hayır yemek yapma kısmı değil çok şükür) ama çay – bulaşık kısmında da az emeğim geçmediJ

 Bir yandan şirket içi bu işler diğer taraftan yavaş yavaş dairelerini teslim alıp taşınan insanların daire içi ve dışı talepleri,kimisinin tatlı dilli ricası, kimisinin sınırları zorlamasıyla iyi kötü 2,5 seneyi bitirdim bu konut şantiyesinde…

 Bir önceki otel şantiyesinden çıkarken  “bir daha buraya dönmeyeceğim”  konulunu “büyük lokma ye büyük söz söyleme” deyimin,tükürdüğünü yalayıp yutma şeklindeki versiyonu ile “tilkinin dönüp dolaşıp geri döndüğü” otel arkasındaki şantiyeye zincirin son halkası olarak gelmiş bulunmaktayım…

  İyi mi oldu, kötü mü oldu bilmiyorum henüz…çok şükür ki  çalışma arkadaşlarım zaten önceden tanıdığım sevdiğim bildiğim insanlar…Zaten öyle bilmediğim bir yere gelmedim… Sadece düzeltemeyeceğim,değiştiremeyeceğim  ve birde üstüne sinirleneceğimi (genel olarak ) bildiğim bir yere gelmek istemiyordum. Çünkü üvey evlat gibiydik burada… hala öyle miyiz göreceğiz bakalım… (-miz derken  sadece kendi adıma değil, tüm ekibimizi kastediyorum)

 Şahsi bir şey değil…

 Salı akşamı eski şantiye/satış ofisindeki son günümdü, akşam üzeri de ofisteki son eşyaları toplayıp yeni şantiyeye gönderdikten sonra, oğlumu okuldan almaya gidince çantasından çıkan notla bir an felç oldum sandım. Ertesi gün (yani 1 mayıs) resmi tatil olduğu için okul tatil diye not koymuşlar.

Ama ben ertesi gün çalışıyordum. Hani normal ofis olsa al çocuğu götür ama şantiye…Hadi şantiyeyi de geçtim (ki şantiyeye de hiç gelmemiş değil) taşınma ortamı her şey üst üste, yerleşmesi gereken koca bir ofis, yüreğime çöken sıkıntılar, çalışıp çalışmayacağı belli olmayan internet,telefon hatları..vs  ve bu karmaşanın ortasında bir de oğlum. Koca desen, o sabah konser için Mersin’e gitti, ertesi gün gelecek ama kaçta geleceği belli değil…

 Çocuğu bırakacak kimse yok, ilk aklıma gelen annemdi. Hadi atla gece bin gel,sabah burda ol desem gelir de kadına 1 gün için o kadar yol yaptırılmaz.

İlk şoku atlattıktan sonra Sedef’i aradım. Sağolsun tamam biz bakarız dedi de yüreğime su serpildi. Hem Uğurcan Meteyle anlaşıyor, Sedef’i tanıyor. Güven sorunumuz da yok çok şükür…Zaten o sırada ikeaya onlarla buluşmaya gidiyorduk. Konuştuk, biz oğlumla sabah  şantiyeye gelecektik, Sedeflerde 10 gibi gelip Uğurcan’ı alacaklardı.

 Son dakika eşim mesaj atıp öğlen gibi istanbulda olacağını, uçaktan iner inmez gelip şantiyeden Uğurcan’ı alabileceğini söyleyince Sedef’i iptal ettim. Sedef bizim ailenin jokeri..Kanatlı joker adını taktım ben onaJ

 Sonuç itibarı ile dün sabah oğlum ve neyle-karşılaşacağımı-bilememe korkusuyla yeni şantiyeye adım attım. Ama öncesinde otelin personel yemekhanesine uğrayıp kahvaltıda bizim ekibi görmek çok güzel bir moral olduJ

 

Günlük paylaşımlarımızın akabinde bi dolu kıvrımlı yol sonucu şantiyeye geldim. Geldiğimdeki manzara şuydu:

 darmaduman

  

İlk dehşet duygusunu atlattıktan sonra ilk önce mutfak kolilerinden türk kahvesi ekipmanını çıkartıp güzeeeel bi kahve yaptım. Otel binasındaki son cengaver arkadaşlardan  muhasebedekilerde geldi hoşgeldineJ  (Sağolsunlar varolsunlar)

Hep birlikte kahvelerimizi içtikten sonra  herkes işine döndü, mimar arkadaşım ustaları çağırıp ortalığa çeki düzen verdirdi, taşınacaklar depolara gönderildi benim masa ve dolaplar yerleşti… Uğurcan mutfakta kahve fincanlarını yıkamak istediği için onu suyla başbaşa bırakıp bende kolileri açmaya başladım. Fincan yıkama faslı bitince,bilgisayarın kablolarını takıcam dedi, zaten daha elektrik, telefon,internet yoktu, rahat rahat kabloların nereye takılacağını o sordu ben söyledim, bir ara eline toz bezi verip dolapların tozunu aldık beraberJ

bulaşıkçı

Sonunda onun yapacağı iş kalmayınca kapının önünden aldığı taşları ofisteki boş kolilerin içinde kendi inşaatını yapmaya başladı.

 inşaatçı 2inşaatçı

 

Yorulmaya başladığında yemek saati gelmişti, hep birlikte otele geçtik,cümbür cemaat yemeğimi zi yedik. Ofis biraz olsun düzene girdiği için bende  bir nebze daha rahatlamıştım.  Yemekten sonra 13:30 gibi eşim geldi Uğurcan’ı alıp gittikten sonra bende geri kalan yerleştirme ve temizleme işlerine giriştim. Günün sonunda dayak yemiş gibiydim  ama çiçek gibi oldu içerisiJ

 final

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

2 responses to “Şantiye taşınması

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s