okul zatureesi diye birşey varmış…

Oğlan yine hasta oldu, okullarda salgın varmış. Bu seferkinin  adı okul zatüreesi. Normal zatürenin daha hafifi. Yine okul çocukları arasında gezinip duruyor… (bir sonraki yazımda buna düzeltme yaptım, hastalığın adını tamanen uydurmuşum:)

Oğlumun sınıf arkadaşı Demir’in okula gitmediğini duyunda ne oldu diye sormak için annesini aradım. O söyledi hastanedeyiz, serum yiyoruz yine salgın varmış diye. oysa daha ben o sabah okula sorduğumda hasta çocuk yok demişlerdi bana… Garibim Demir’e de başka bir öğrenciden geçmiş. Geçecek tabii orası normal, çocuk bunlar böyle böyle büyüyecekler dee benim kızdığım madem böyle bir durum var haber ver velilere, bizde önlem alalım acil bir şey olursa diye anneanne-babaanne falan  hazırda bekletelim. Hayır çocuklarımız bakıcıyla ,yardımcıyla büyütmüyoruz ki aman canım evde bilmem kimle kalır diyelim.

Yani sizde bakıcı falan varsa bilemeyeceğim de, bende yok.  Eşimin de bu sıralar gündüz koşuşturmacaları var. Dolayısı ile evde çocuğa bakacak kimse yok, çocuğu bırakacak kimsem de yok. Lakin bu hastalık bulaşıcıymış. Mesela biz dün öğlene kadar hastanedeydik.  6 sefer o buhar cihazından ilaçlı hava verdiler.

Bu akşam anneannemizi bir başka şehirden  torununa bakmak için transfer ettik. Yarın sabah bizimle olacak  inşallah.

Bir gece önce Ebru’dan(Demir’in annesi) duyduğum kadarıyla  yüksek ateş ve kusma ile kendini gösteriyormuş.

Bizimkinde henüz öyle bir belirti yoktu ama daha geçen ay aşı için gidip yerine bronşları dolduğu için yine bi  buhar alıp geri döndüğümüz günden beri zaten tam düzelememişti. Bende  iki gün öncesinde yetti be bu ilaçlar bi halta yaramıyor deyip, malum balla karıştırılan tozu almak için soluğu aktarda almıştım.

Ebru’yla konuştuğumuz o akşam Uğurcan’da da hafif bir ateş çıkmaya başladı.  Tolga, biz yarın bir doktora gidelim deyince derin bi oh çektim. Aslında hasta olması değildi derdimiz ilaçlara rağmen hala burnunun falan tıkalı olmadıydı. Tabi bir de hastalık yüzünden olamadığımız  karma aşımızın tekrar dozu vardı. Aşının süresi kaçacak diye de tırsıyordum.

Tabii ertesi gün ben işe gelirken  onlar baba-oğul  Afşin Bey’in yolunu tuttular. Giderken tembihlemiştim de (buhar verilecekse bana haber ver, ben geleyim diye) hemen haber verdiler sağ olsunlar.

Ben hastaneye doğru uçarken fark ettim ki  bir anneye çocuğunun hasta olduğu haberi verildiğinde gösterdiği hız performansı Çita  ile yarışır. O kadar net .

Ayrıca biz o 6 doz buharı belli aralıklarla solurken , acil serviste sürekli bir çocuk ve bebek yoğunluğu vardı maalesef.

buhar seansları arası hava almaya çıktık

buhar seansları arası hava almaya çıktık

Bu arada doktora eve nebülatör (buhar dediğim zımbırtının ev tipi olanı) almaya gerek olup olmadığını sordum.Bizim için gerek olmadığı yılda en fazla  2-3 kere bu yüzden geldiğimizi söyledi. Ben bilmem doktorum bilir deyip peki dedim.

Bu arada oğlanın ateşi hafif hafif çıkmaya başladı. Buhar aralarında kucağımda azar azar kestirmişti zaten.

yine bir buhar arası.. artık pestili çıkıp sızan yavrum

yine bir buhar arası.. artık pestili çıkıp sızan yavrum

Azıcık olan iştahı da kaçtığı için sabahtan beri doğru düzgün de  bir şey  yememişti.(anca 1 kutu çilekli süt,iki ısırık simit,2 fırt portakal suyu) doktor çıkışı  ilaçlarımızı eczaneden aldık. Onlar baba-oğul eve, bende işe geri döndüm.

Akşamında koşa koşa eve gittiğimde kuzum halsiz halsiz yatıyordu koltukta yine. Ama keyfi yerindeydi.

evdeki pestil versiyonumuz

evdeki pestil versiyonumuz

Babamız yemek yapmıştı sağ olsun ama oğlum hasta çorbası yap turuncu olandan deyince hemencecik bir tarhana çorbası yaptım ona.  Çorba hazır olana kadar çilek atıştırmış, mızıklanıp içmedi çorbasını.  Daha sonra hep birlikte yemek yemeye başladığımızda midesi bulanıp yediği tüm çilekleri kusunca  eyvah dedim. Sonra dank etti tabii bu çocuğun midesi bulanıyorsa doğru düzgün yemek de yiyemez. Midesini bastırsın diye ekmek kızartıp yanına peynir zeytin vereyim mi dedim. Ver dedi. Hazırlayıp getirdim sofraya… Bizimkinin canı pilavda çekmiş olacak ki kızarmış ekmeğin arasına pilav,beyaz  peynir, zeytin koydu üstüne birde çilek ekleyebilir miyim öyle yemek istiyorum dedi.. Ve bir güzel oturdu yedi:)))))

Ha birde yanında soğumuş olan  tarhana çorbasından da yedi birkaç kaşık:)

Geçen gün de  anneler gününde evde kahvaltı yaparken de bu çocuk yağda yumurtanın üstüne bal döküp afiyetle yemişti de bu durumu anneme anlattığımda kahkahalarla gülerek siz karı-koca öylesiniz bu katmerli gelmiş demişti.

Ben kendim için çöp mideliyim derdim  ama boynuz kulağı geçiyormuş…

Reklamlar

One response to “okul zatureesi diye birşey varmış…

  1. Geri bildirim: Düzeltme: Okul Zatürresi diye birşey yokmuş, O aslında Atipik zatürreymiş. | kelimeperisi·

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s