Bir şantiye hikayesi: Giriş-çıkış proseduru ve tuvalet işkencesi…

Bundan sonra burda yeni bir kategori açmaya karar verdim. Adı “şantiye günlüğü” olacak. Lakin  çalışırken o kadar absurd şeyler yaşayıp gülüyoruz ki (bazen acınacak halimize)  , o yüzden bunları da paylaşalım dedik (ofisçe) :))

***********

Bizim ofiste  çalışmak için önce iyi bir sabır testinden geçmeniz ve hafif   arızalı olmanız yada bu potansiyeli taşımanız şart..

Zaten normal olsanız da biz geleni kendimiz uyduruyoruz:))

Bizde bir zamanlar normal kategorisindeydik ama artık bu raddedeyiz.  Bizde herkes  acaip eğlenceli:)) Zaten öyle olmasak çekilmeyiz ama hep de böyle olduğumuz söylenemez, işlerin yoğunlaştığı dönemlerde  seslerin yükseldiği,  hatta hızımızı alamayıp kalemlerin silgilerin havada uçuştuğu bir ortamdan bahsediyorum.

Zaman zaman ekibimiz projelerle  bağlı olarak kalabalıklaşıyor, proje sonlarında yine çekirdek kadro halimize dönüyoruz.

Çekirdek kadro olarak şu anda  ofiste 3 +1 = 4 kişiyiz.  Ben,  mimarımız (büşbüş) ve teknikerimiz (S.Bey) …+1 de şöför abimiz oluyor.

Malum, inşaat grubu olduğumuzdan, seviliyormuş görünüp üvey evlat muamelesi yapılan bir grubuz:))  başkası yapamıyorsa o iş döner dolaşır bize gelir ve yaptırılır falan…

Neyse o kısımlar girmeyelim biraz eğlenceli takılalım, ben bu sefer bizim ofisin anahtar  olayını anlatmak istiyorum.

Şimdi normalde bir ofise nasıl girersiniz arkadaşlar bi deyin hele?

Yani binanın girişinden ya da otoparkından  geçip masanıza ulaşmak için kaç tane kapıda  işlem yaptığınızı soruyorum.

Bizde durum şöyle:

Otoparka girmek için önce kapıdaki güvenliğin aracınızın altını ve bagajını kontrol etmesi gerekiyor.

Bagajı konrol edip herhangi bir bombayla içeri girmediğinize kanaat ederse garaj girişindeki otomatik mantarları indiriyor, garaja giriş yapabiliyorsunuz.

Otoparktan girmekle iş bitmiyor ama otopark kartınızı park alanına girmeden hemen önceki noktada okutturup bariyeri açmanız lazım.  Onu geçtikten sonra arabanızı park edip , otopark katında (-1)  bulunan ofisimize size verilen anahtarınızı kullanıp  girebiliyor, ve masanıza ulaşıyorsunuz.

Tabii klimalar gece açık olmadığı için  ofis buz gibi…

Ofise ilk gelip klimaları erkenden açarsanız diğer arkadaşlardan +5 puan sevap kazanıyorsunuz:))

Hele bir de  çaycının (çay makinası anlamında) suyunu koyup, kaynatıp çayı demlemişseniz cennetliksiniz. ..(tabii ki ofiste çaycımız yok, biz her işimizi kendimiz yapmaya komutluyuz)

Diyelim ki ofis anahtarınız yok, evde unuttunuz  ya da kaybettiniz… ya üşenmeyip  lobi katına çıkıp güvenlikçileri bulup kapıyı açtırtmanız lazım, ya da kuzu kuzu otoparkta  gelecek arkadaşları bekleyeceksiniz.

Son bir alternatif , otoparktan gerisin geriye gidip ana binanın altındaki personel yemekhanesinde gidip bi çay içip beklemek…

(oraya geçiş prosedürü az sonra…)

Bu kadar prosedurü geçip , sabah ofisinize gelip bir şekilde çayınızı/kahvenizi de içtiniz,ısındınız… Ama  o da ne?

Tuvalete gitmeniz lazım. lakin gitmemek için direnseniz de tut tut nereye kadar?

Tam ofiste azıcık ısınmışken  (tuvaletler ofis içinde  değil ama aynı otopark katında ana binanın altında -saydım tam 70 adımlık mesafede)   ya koşarak gidip gelceksiniz, yada yeniden montunuz giyip otopark alanına çıkacaksınız.

Şimdi siz muhtemelen diyorsunuz ki bi kapalı otopark ne kadar soğuk olabilir, amma abartıyorsun…

Şöyle açıklayayım: Bizim bulunduğumuz bina ile hemen önümüzdeki otel binası aynı arsa içinde, dolayı ile otel binasının ön kapısından girip taa bizim bu binanın altından geçiş yapabiliyorsunuz yani otoparklar ortak, ve her iki tarafın otopark giriş kapısı açık olduğunda ortada anafor yapıyor:)

Tuvalet diyorduk; bizim ofiste  tuvaletin de ayrı bir anahtarı var. Kapıyı kilitlemeyi unutursanız, erkeklerin sizden sonra langır lungur dalıp hiç çekinmeden tuvaleti kullandıklarını arkalarında bıraktıkları ipuçları sayesinde gayet net anlayabilirsiniz.

Hatta tuvalet kapısına kilit takılmadan önce (konteyner döneminde yaşarken) tuvaleti erkeklere kaptırmamak adına kapının kolunu söküp çekmecemizde saklamışlığımız vardır :))  o derece yani..

Tabii ofisleri temizlemeye gelen olmadığından (yine konteyner zamanları) o domestos’u en kıymetli mucevhere değişmezsiniz:))

laf lafı açıyor konu uzuyor, gerçi hikaye bol ama bu yazıyı bi bitirelim önce…

Tuvaletin anahtarını aldıysanız ve üzeriniz kalınca giydiyseniz şimdi  ofisten çıkıp ana binanın altındaki giriş kapısından geçebilirsiniz.   tabii kapıyı açtığınız anda ciyak ciyak bağıran yüksek desibeldeki alarm sesine hazırlıklıysanız:))

Değilseniz ilk an bi n’oluyor deyip olduğunuz yerde kalıyorsunuz. Kapı kapanınca alarm susuyor ama sizdeki şok etkisi birkaç saniye daha devam ediyor.

O alarmı kaç kere çaldırırsan çaldır hiçbir zaman o ilk anki panik duygusu geçmiyor:)) aslında hafta içi alarm çalmıyor, yani binada bizim haricimizde çalışan başka ofisler varken…

Bir keresinde Uğurcan ofise geldiğinde, çocuğu tuvalete götüreyim dedim (alarmı unutup) çocuk travma geçiriyordu, dönüşte epey “bi korkma bak alarm çalacak” telkini yaptıktan sonra geçtik kapıdan koşa koşa…

Burda ilk işe başladığımda epey bir tuhaf gelmişti bu tuvalet hikayesi…

O zaman yine konteyner ofislerden birindeydik ve tek bir tuvaletin içinde kadın/erkek kabini yanyanaydı.  Acaip tuhaf gelmişti ilk başta..çok şükür şimdi ayrı ayrı ama konteynera geçince yine aynı olacak.  (artık akıllandık ana kapıyı kilitledin mi sen çıkmadan kimse giremiyor içeri:))

Hey gidi günler hey… en son yaptığımız binada bina bitince mecburen dairelerden birine geçici olarak taşınmıştık ve biz kızlar olarak ebeveyn banyosunu kendimize ayırdık, genel banyoyu da erkeklere verdik. Ama gel gör ki ebeveyn yatak odası patronların toplantı odasıydı:))   toplantı saati tuvalete gitmemek için direnirdik.

Ah bir de şu an bulunduğumuz binanın tuvaletleri kullanıma açılmadan önceki son halimiz var:) onda da tam 176 adım (saydım) atıp otel binasının -1 katındaki personel lavabolarına gidebilirsiniz (ki bunun formalitesi  az sonra bahsedeceğim yemekhaneye gidiş kısmı ile aynı) ya da binanın dışına  çıkıp otelin ana kapısına kadar yürüyüp otel lobisindeki tuvaletleri kullanabilirsiniz. Demem o ki şu an bize özel yakında bir tuvaletimiz var, mutluyuz gururluyuz:)

Gelelim öğle yemeği kısmına; aslında bu bölümde de macera çok ama  bu yazıyı anahtar ve giriş-çıkış prosedürlerine ayırdığım için o maceralar başka bölümlere kalacak…

Öğle yemeğimizi otelin personel yemekhanesinde, otel personeliyle birlikte yiyoruz. Eskiden yemeklerimizi yapan bi Aynur ablamız vardı… Otele geçmeden önce bizzat inşaat grubunun yemeklerini yapardı.  Şahaneydi… Bak Aynur Sultan’la da  çok anımız var yahu..O’na da buradan kocaman sevgilerimizi gönderip devam edelim. (kendisi en son facebook’ta görüldüğü üzere ebru kurslarına başlayıp, emekliliğinin keyfini çıkarmaktadır:)

Yemekhaneye geçmek için yine ofisten çıkıp otelin personel girişine kadar yürüyüp ordaki x-ray cihazından geçtikten sonra turnikeyi geçmek için parmak okutma zımbırtısına şifrenizi girip parmağınızı okutmanız lazım.

Öyle her parmağı okumaz bizim nazlı cihazımız, mesela eliniz ıslaksa okumaz, sizden önce geçen arkadaşın parmağı nemliyse okumaz, tanıttığınız parmaktan başkasını zaten okumaz, doğru şifreyi girmediyseniz de okumaz, şifreyi de doğru hatırlamanız şart.. ama buna rağmen kafasına göre okumadığı da olur:)

Bu kapıdan da sağ salim geçtikten sonra en nihayet yemekhaneye gidip  afiyetle yemeğinizi yiyebilirsiniz… (dönüşte de aynı prosedürler geçerli)

Bir sır: Eskiden yemekhanenin  girişinde de turnike ve parmak okuma zımbırtısı vardı, ama herkes parmak okutmadan o kadar çok bıkmıştı ki  çoğu kişi turnikenin üstünden atlıyordu:)  turnikenin kolları kırıldığından mıdır nedir, sonunda ordaki turnike kalktı.

Şimdi sadece sigara içenlerin çıktığı bahçe  kapısı önünde var…

Reklamlar

2 responses to “Bir şantiye hikayesi: Giriş-çıkış proseduru ve tuvalet işkencesi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s