Türkan Saylan Kültür Merkezi ve Renkler Cumhuriyeti

Çocuklarınızı götüreceğiniz güzel yerlerden birisi …

Yeri:  İstanbul – Anadolu yakası : Kadıköy ->Kartal istikametinde   Maltepe  E5  üstünde   sol tarafta beyaz saray vari bir yapı.

Bizim buraya gitmek nerden aklımıza esti derseniz, bizim yuva hafta içi çocukları buraya tiyatroya veya sinemaya  falan götürüyordu.  Bende buranın haftasonu kapalı olduğunu zannediyordum. O yüzden genellikle sabah son dakika  hadi tiyatroya gidelim dedik mi koştur koştur Kadıköydeki Haldun Taner tiyatrosuna koşturuyorduk. (Önceden plan yapamıyorum da.. her şey son dakika bizde.) Dolayısı ile yetişecek miyiz stresi bitip yerini bilet bulacak mıyız stresi sarıyor ama çok şükür hiç kapıda kalmadık:)

Benim tek izin günüm pazar olunca ve hep birlikte biyerlere gidelim deyince genellikle sabah kahvaltıdan sonra atıyoruz kendimiz sokağa, daha sonra her yer kalabalıklaştığında biz çoktan işlerimizi halledip eve geri dönmüş oluyoruz. İyi de oluyor.  Ama eşimin sokağa çıkası yoksa  hoop içimdeki çocuk dışarı fırlıyor oğlanı kapıp atıyoruz kendimizi sokağa… Güzel de oluyor…

Çocukların yuvasından verdikleri aylık bültende yine Türkan Saylan Kültür Merkezine sinemaya  gezileri var bu ay. Geçen ay da tiyatro, sinema  ve dinozor müzesine gitmişlerdi. Uğurcan uzaylılarla ilgili animasyon sinema filminde uyuyup kalmış, filmi izleyemedim diye üzülmüştü…

Bende bakalım film hala var mıymış diye internet sitesine bi baktım ki oy oyy… yok yok. Mesela ilk olarak Pazar günü (yani dün için) 2 seans Renkler Cumhuriyeti diye bir çocuk oyunu vardı. 12’de ve 14:00de…

Tabii hemen gişeyi aradım, ama oyunları biletli değil sadece davetiyeliymiş. Davetiyeyi gidip gişeden almak lazımmış. Yer ayırabiliyor muyuz dedim. Ona da maalesef dediler. Az yerleri kalmış ama siz yine de yarın sabah bir daha arayın dediler.

Ve ben  muhtemelen yer kalmaz diye düşünmüştüm ama kahvaltıdan sonra baktım ki Tolga hafiften hasta gibi. Salondaki koltukta  üstüne örtü çekip dinlenme moduna bağlanmış , ben de hemen gişeyi aradım “yer var gelin” dediler:)

Jet hızıyla giyindik,kahvaltı sofrasını bile toplamadan çıktık.(lakin saat 11:24’tü ve oyun 12:00 de başlıyordu)

Daha önce gitmediğimden yolu eşime sordum, klasik erkek cevabı , kulağı ters yönden gösterip tarif verdi. Peki dedim, bu arada oğlanın “aaa annem yolu bilmiyor ki” nidaları eşliğinde sora sora bağdat bulunur diyerek çıktık yola… Kimseye sormaya bile gerek kalmadan sanırım 6-7 dakika içinde varmıştık bile.  E5’te Gülsuyu çıkışından dönünce (köprüden sonra) zaten yön gösteren levhalar koymuşlar. . Otoparkı da var (çok fazla araç kapasitesi yok yalnız)

Neyse  girdik içeri, tabii son dakika geldiğimiz için en arka sıralarda yer kalmıştı. Sağolsun görevli arkadaşlar gelmeyenler olursa sizi önlere alırız dediler ve gelmeyenler oldu 🙂 Biz tiyatroyu 3. sıradan izledik…

Tiyatro Çisenti’nin hazırladığı “Renkler Cumhuriyeti”  isimli müzikli çocuk oyunuydu. Oyun 10 numaraydı. Ben bile kazık kadar halimle çocuklardan çok güldüm. En süper yeri finalinde kralın, tek kişilik krallığın artık geçerli  ve yeterli bir yöntem olmadığı için krallığını  Cumhuriyet sistemine devrettiğini açıklaması  ve tacını bırakmasıydı…

Mesaj her yerden geliyor da anlayana işte…

Oyun bittiğinde ise yine kültür merkezinin içinde bulunan dinozor müzesini , sinema sanatları bölümünü ve Yalvaç Ural oyuncak müzesini gezdik. Aynı katta ayrıca  okumayı bilen çocuklar için bir de  çocuk kütüphanesi var (daha da güzeli içerde kitap okuyan çocuklar vardı).

E daha ne olsun…

Bizim oğlan daha önce okulla birlikte buraya geldiği için beni çekiştire çekiştire dinozor müzesi kısmına sürükledi anne gel bak dinozorlara diye.. Sesli ve hareketli  dinozolar getirmişler (gerçek boyutları mı bilmiyorum ama epeyce büyükler)   Çocuklar bayılmış… hele bir tanesi yumurtadan çıkıyor, benim oğlan en çok ona bayılmış:)

Oyuncak müzesi kısmı da gayet güzeldi  ama  çocuklar sergiden ziyade elleyip oynayabilecekleri şeyleri seviyorlar. Dolayısı ile orası daha çok bana nostalji oldu. Uğurcan için ilginç gelen eski metal arabalar ve avuç içi büyüklüğündeki silahlar oldu.  Hele ki silahları hala unutmadı, hala silahları sayıklayıp duruyor:)

Türkan Saylan Kültür Merkezi pogramlarında neler var diyorsanız…tık tık

Bunlar da resimlerimiz…

Uğurcan  tiyatro çıkışında duvarda asılı olan milliyet çocuk dergilerinin kapaklarındaki Barış Manço ve Kemal Sunal’ı anında tanıdı – ki her ikisine de yetişemedi-  ve bu beni inanılmaz mutlu etti.

Nur içinde yatsınlar…

 

Kolajlar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s