Kardeş ilişkileri

Okuldan  aldığımız aile etkileşim yazılarından… Kardeşler arası  hırpalanan annelere gelsin bu yazı…

sana-kardes-gelsinmi

Kardeş ilişkilerini nasıl geliştirebiliriz?

Yaşamımızın ilk yıllarındaki ilişkilerimizin kişiliğimiz, benlik kavramımız ve bütün hayatımız boyunca yapacağımız seçimler üzerinde çok önemli etkileri vardır.

Kardeşlerin birbirlerine karşı tavırlarının ve ebeveynler tarafından her kardeşe yüklenen rollerin birey üzerinde zararlı ya da yararlı etkileri olabilir. Bu konuda unutmamamız gereken noktalar aşağıda size belirtilmektedir.

Gerçekçi belirtileriniz olsun : Çatışma normaldir.

Huzurlu bir ortam yaratın: Kurallar ve ilkeler koyun, rekabeti besleyecek durumlar yaratmaktan kaçının.

Hakemlik yapmayın: Geri çekilip izleyin,kendi problemlerini kendileri çözsünler.

Olumlu iletişimi yüreklendirin: Olumlu sözcükler seçin,öneriler yapın. Şikayeti engelleyin.

Olumlu ilgi gösterin:  Çocuklarınızı kendi oldukları için övün, karşılaştırma yapmayın.

Adalet her zaman eşitlik değildir: Her çocuğun bireysel ihtiyaçlarını ön plana çıkarın.  ( Bu seferki nota yazmamışlar ama okuldaki ilk toplantımızda Gülbahar hoca bize iki kardeş arasındaki adaletin bir çikolatayı 2 eşit parçaya bölmek olmadığını, büyük çocuğa büyük parça, küçük çocuğa da küçük parça çikolata vermenin daha adil olduğunu anlatmıştı. Çocuk böyle öğrenirse ilerde kendi payına saygı duymayı öğrenirmiş.)

Kardeş sevgisini arttırın: Hep iyiyi görün, çocuklarınız arasındaki sevgiyi arttıracak yorumlar yapın. (Örn: Kardeşinin önce yapmasına izin vermen çok kibar bir davranış  vb.)

Kardeşler günü kutlaması yapın: Çocuklarınızın doğum günlerinin olmadığı bir tarihi saptayın ve her sene birbirlerine hediye almaları için onları ayrı ayrı çarşıya götürün. Evi süsleyip pasta alın ve üzerine “kardeşler pastası” yazdırın. Birbirlerini her zaman koruyup seveceklerine dair söz verdirin, eğlenceli aktiviteler yapın.  (Ben bu maddeye ba-yıl-dım! )

*********

Yukarıda da  yazdığım gibi son madde en bayıldığım madde  oldu benim:) sırf bunun için  kardeş yapılabilir…

Şaka… şaka tabii ki olmaz öyle birşey. Çocuk  anne için her ne kadar şahane, muhteşem, mucizevi  birşeyse de  bir o kadar yorucu ve hırpalaycı. Gerçi  iki çocuğu olanlar “tek çocuk hiç çocuk, iki çocuk çok çocuk” olduğunu söylüyorlar. Yaşamadım bilemem… ben hala tek çocuğu adam gibi büyütmeye çalışıyorum vallahi.

Gerçi arkamdan gelen bebekli arkadaşları ve yaşadıkları endişelere şimdi bakınca amma çok panik yapıp kasmışım kendimi diyorum. Ama tabii bu şimdi için rahatlamamı sağlamıyor o da ayrı:)

Bu arada ben bir nevi tek çocuk , bir nevi iki kardeş, bir diğer yandan da üç kardeş olan biriyim:)

Biraz karışık evet.. şöyle anlatayım : annem ve babamın 2. evliliklerinin ortak mahsülü benim. Ama her ikisinin de ilk evliliklerinden birer kız var. Kanunen öz sayılan babamın kızı 27 yaşında vefat etti. Hayatım boyunca toplasan 5 kere görmüşümdür. (Bebeklik dönemlerimde 3 kardeş resmimiz var ama benim hafızamda yok ne yazık ki.)

Kanunun üvey, benimse öz saydığım annemin  kızı olan asıl ablam da en küçük teyzem evlendikten sonra bizimle yaşamaya başladı (ki o dönem ablam liseyi bitirip üniversiteye hazırlanıyordu. Kardeş olmanın tadını çıkardığım tek zamandı sanırım çünkü 2 kardeş aynı evde yaşamaya başlamıştık) Ablamı  annem yeniden evlediği için ve dedemler üvey babayla  kız  evlat büyümez deyip vermemişler ablamı annemlere… Aynı şehirde yaşadığımızdan her hafta sonu anneannemlere giderdik ablamı görmeye…

Ablamı çok severdim, sanırım küçük çocuklar için ablaları abileri hep ayrı bi kıymetli oluyor. Hatta bir dönem  niye benim abim yok diye üzüldüğüm zaman ablam “bana abi diyebilirsin istersen” diye dalga geçerdi benle:) sanırım kendisine abi demişliğim olmuş olabilir:P

Sonra o suların yönü değişti, önce  o başka şehire okumaya gitti, evlendi… Ondan epey bir süre sonra da ben… Yıllar sonra çok saçma sapan birşey yüzünden kızgım daha doğrusu kırıldım. Canımı yaktı… eşimin dediğine göre ben ona  bir kere ablam dediğimde ağzımdan 10 tane ablam çıkarmış…

Neyse herşey kader kısmet tabii… O yine  benim ablam, bana ihtiyacı olursa yanındayım o başka ama artık herkes kendi kulvarında yüzüyor…

Demem o ki kardeş şart değil… Birbiriyle can ciğer olan kardeşler yetiştirebiliyorsanız yapın yoksa aileniz  genelde bir dargın bir barışık yaşıyorsa, kedi -köpek gibi didişiyorsa boşa kürek çekmeyin anacım bazı şeyler genetik oluyor.

Hem zaten arkadaşlar böyle günler için var.Kardeşinizi seçemiyorsunuz ama arkadaşınızı seçebilirsiniz…

Kıssadan hisse: Kardeşlerinizle iyi geçinin ama dostlarınızın kıymetini bilin…

Son bir not daha: İlla kardeş şart diyorsanız, doğurmanız gerekmiyor, koruyucu ailede denen bişi var 😉

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s