İlk mezuniyet ve yuva diploması…

Bugün okullar kapanıyor. Aslında okulların kapanması, bizim gibi yuvaya giden çocuklular ve bebekliler için pek bir anlam ifade etmiyor. Bizim yuva mesela hiç yaz tatiline girmiyor. Direkt yaz okulu  modeline geçiş yapıyor.

Anneler ve babalar çalıştığı için anca yazın alınan yıllık izinler süresince çocuk okuldan alınır, aileyle birlikte tatil yapıldıktan sonra yine herkes ev-okul olayına geri döner.

Çocuk biraz daha sanşlıysa çocuğa bakacak anneanne-babaanne veya bakıcı ile okul tatili evde veya yazlıkta falan değerlendirilir.

Lakin ben kendi adıma konuşmak gerekirse çocuğumdan ayrılmak istemeyenlerden  ve tırnağın varsa başını kaşı’cılardan olduğumdan oğlumu zinhar başka bir yere gönderemem.  E çalıştığımızdan ötürü de ne yazık ki bi hep okul seçeneğini kullanmak durumunda kaldık.

 

Oğlumun yaklaşık 3 senedir gittiği  yuvada benim için tek önemli mevzu çocuğumun okula mutlu gidip mutlu dönmesidir. Okulda hangi faaliyetleri yapmış, kaç dil öğrenmiş olması değil. Zaten ay sonunda onları dosya halinde eve gönderiyorlar.

Önemli olan ilerde hatırlayabileceği güzel anları, güzel arkadaşlıkları olması. Tam net hatırlamayacak olsa bile büyüyüp geriye baktığında mutlu olduğunu hissetmesi.

Sabahtan beri sosyal medyada karne resimleri, mezuniyet resimleri fırtınası var.

Şahsen ben hiçbir zaman  çook çalışkan bir öğrenci falan olmadım… olamadım… Buna rağmen hiç bir zaman da sınıfta kalmadım. hiçbir zaman karnemde kırık var diye cezalandırılmadım.

Bunda tabii hep ailemin “hep dikensiz gül, kırıksız karne olmaz” mantığının çok büyük payı vardı.

Okul bitince kırıklı da olsa karne hediyesi alınırdı. Kampa gönderilirdi.  Sadece 1 kere ara karnede epey bir zayıf gelince ceza olarak odamdaki tüm posterleri çıkartmışlardı:((  çok içime oturmuştu. hepsi Micheal Jeckson posteriydi  ve odamın 3 duvarı birbirine bitişik olacak şekilde -nerdeyse duvarkağıdı gibi- birbirine bantlıydı.

Hepsini tek tek zarar vermeden sökmek 2,5-3 saatimi almıştı. Çok  ağırıma gitmişti ama ilerde bir daha sökmek zorunda kalmamak için tekrardan yapıştırmamıştım:))  Kocaman bir resim dosyası alıp hepsini güzelce katlayarak dosyaya kaldırmıştım.

Dediğim gibi  karne ile ilgili tek cezam buydu. Bir de bir keresinde  babam karne hediyesi bana walkmen almıştı:) O da güzel bir süpriz olmuştu.

Yine konuyu çok uzattım sanırım ama olsun bir gün bende kısa yazmayı öğrenirim belki:)

Her neyse, sabahtan beri herkesin karnelerini internetten görürken  bir anda  oğlumun yuvasında çekildikleri resimler geldi karşıma.

Bir tuhaf oldum ne yalan söyleyeyim. Bundan tam 3 yıl önce poposunda bezi, ağzında emziği  ile başladığı yuvasında bugün ellerine verdikleri diplomaları ile resim çektirmişler. (yazarken feci duygusala bağlamış durumdayım yahu)

Daha doğru dürüst konuşmayı beceremeyen bıdıklar şimdi kocaman adam oldular, yuvadan ayrılıyorlar.

yuvadan uçan bıdıklar

Allah yollarını, bahtlarını, şanslarını açık etsin. Hep güzel insanlarla karşılaştırsın. Çocukluk arkadaşlıklarını da hiç kaybetmesinler inşallah…

Ve ayrıca onları ve bizi bugünlere getiren, emek harcayan, güler yüzü sevgi dolu öğretmenlerimizin de hakkı  ve emeği çok büyük.

Başta, hem yuva sahibi,hem psikologu, aynı zamanda benim de etüd öğretmenim olan sevgili  Gülbahar Eralp hocam’a,

Okula ilk başladığında poposundaki bezinden ve  emziğinden tez zamanda kurtarıp oğlumu üst sınıfa yaşıtlarına yetiştiren Serpil öğretmenimize,

4 yaş sınıfında  sadece 1 sene bizimle olabilen ama yeri kocaman olan  Serda (oğlumun deyimiyle Serdan )  öğretmenine ,

5 yaş sınıfındaki çıtı pıtı , hep güler yüzlü öğretmenimiz Çiğdem Öğretmenimize,

Ve 6 yaş sınıfındaki -kanayan  yaram okul yönetiminin  değişmesiyle bize veda eden- Sevgili Nihan öğretmenim ve Nihan öğretmenimizden teslim aldığı yavrulara kendini  hiç yadırgatmadan  sevdiren Tülay Öğretmenimiz…

 

İyi ki varlar ve iyi ki benim oğlumun hayatında (ve bizim de tabii ki) yer aldılar. Sayelerinde hep güzel an’larımız oldu… Teşekkur ederim.

 

Daha yazacak çok şeyim var da fazla duygusala bağlandım, ağlamadan yazılmıyor:) Suyunu çıkarmadan burada keseyim en iyisi.

 

Son Not: Unutmayın dikensiz gül, kırıksız karne olmaz;)

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s