Çocuk kitabı tavsiyesi

İnsanın yıllar sonra  kendi ortaokul öğretmenin yazdığı çocuk kitabına tesadüfen rastlaması ve alıp çocuğuna okutması acaip gurur verici bir şey bence.  Ve evet ortaokuldaki Türkçe öğretmenimin yazdığı  çocuk kitaplarına denk geldim idefix’in sayfasında. Önce acaba cidden benim  hocam mı diye internette şöyle bir bakınınca gerçektende Erdem hocam olduğuna anladım.

Bize öğretmenlik yaptığı zamanlarda sıranın kenarına oturur Amerikan filmlerindeki gibi dersten ziyade  edebiyattan ya da hayattan sohbet ederdi bizimle.  Yani sırf derste konu işleyip geçmezdi.  Ayrıca geleceği gören bir öğretmen olarak Türkçe dersinden  ilk zayıfımı vermiştir kendisi, aman hocam anadilim nasıl zayıf alırım dediğim dersten üniversitede tam 3 yıl üst üste çakmayı başarabilmiş nadir öğrencilerden biriyim. Allah’tan bir vesile ile bitirme tezini verdim de Türkçe’den tek ders sınavı ile geçmiştim (yoksa muhtemelen ben hâlâ öğrenciydim)

Ayrıca şu facebook aleminde bulamadığım nadir hocalarımdan biridir kendisi 🙂

 

Gelelim kitaplara ; Ben genellikle İş Bankası yayınlarının  çocuk kitaplarını çok beğeniyorum , bir de ilk zamanlar birkizbiroglan anası Selcen’den duyup alıp ve defalarca okuduğumuz Tali serimiz var. İlerki dönemler için anneme gittikçe alıp getirdiğimiz Tommiks, Teksas’lar var. Onları da okumaya başladık çok şükür:)

Erdem hocanın kitaplarına analı – oğullu bayıldık. Bazıları kısa kısa , bazılarında bir kitapta iki  hikaye var.

Biz şimdilik,”Hain mikroplar”, “Biz bir aileyiz” ve “Su damlasının macera dolu yolculuğu”nu okuduk. Sırada “Hata yapabilirim” vardı araya Tommiks girdi. Dedektiflik hikayelerini de aldım ama onlar düz kitap olduğundan(resimsiz yani ilk okuma kitabı gibi olmayanlardan) sanırım okumayı  kendi başına hallettiğinde okuyacak.

 

Hain mikroplar çocuklara neden el yıkamaları gerektiğini çok güzel anlatıyor. Özellikle kitabın ortasında yazarın sevgili okur diye yazdığı bir bölüm var ki, benim oğlum oraya gelince aaa cidden bana mı yazmış demişti. Bende  bu kitabı sen okuduğuna göre bu not sana yazılmış tabii ki demiştim, çok hoşuna gitmişti.

 

Bunu birde penguen çocuk dergisinin ilk sayısındaki açılış yazısını ona okuduğumda nasıl yani şimdi ben resim yapıp onlara göndersem bakacaklar mı demişti ( ki dergide çocuklara hitaben yazılmış yazıda bu derginin onlar için olduğu, nasıl karikatür çizecekleri ile  ilgili ipuçları verecekleri, çizdiklerini kendilerine ulaştırırlrsa sevineceklerini…vs yazmışlardı.)

 

Su damlasının macera dolu yolculuğu çok acaip. Bir su damlanın o kadar çok dolaştığını görmek şaşırtıcı. Hani bana sorsan denizden buharlaşır,gökyüzüne çıkar ordan yağmur olur toprağa düşer der bitirisin. (yani bitiririm)

Bu su damlası bildiğin su damlasında değil, orası senin burası benim epey bi dolaşıyor. Hele bir yerde onu içen çocuğun damarlarından geçip tam kalbine geliyordu ki benim oğlan heyecanlanıp aaa  şimdi Atatürk’ü görecek di mi dedi:)  Ne alaka dedim, E Atatürk kalbimizde yaşamıyor mu dedi. Sonrasında ben hikayeden koptum tabi:))

381936

373680

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s