Sorum var

Bu aralar Pınar Mermer’in yavaş ebeveynlik kitabını okuyorum.

Anne baba olan veya olmaya niyetlenen herkesin öncelikle okuması ve sindirmesi gereken kitaplardan biri bence. Pınar Mermer benim sosyal medya dan tanıdığım bir isimdi ilk önce. Sonrasında yeterli anne babalık adındaki blogunu okumaya başladım.

Zaten epeydir mükkemmellik kelimesinin yanından, karşısına geçmiştim. Karşı tarafa geçince hayat biraz daha az yıpratıyor, kendini daha az paralıyorsun evet ama yetmiyor. Asıl olay yavaşlamaya niyet edip başlayınca gerçekleşiyor. Yeterli olmak çok daha uygun bir kelime, zaten Pınar da bunu hem kitabında hem blogunda anlatıyor. Normal şartlarda bir kitabı- eğer sardıysa- en fazla 3 günde bitiririm. Bu kitap yılbaşından beri elimde her gün sindire sindire altını çize çize okuyorum.

Başlarda iki sayfada bir gözlerim dola dola okudum, çokça keşke dedim epeyce de iyi ki… Sonlarına doğru mutsuz insanların niye mutsuz olduğunu daha iyi anlayabildim.

Bence okunması gereken bir kitap.Sadece iyi bir çocuk yetiştirmek için de değil,kendi hayatınızda durup bir nefes alabilmeniz için gerekli, neden yavaşlamamız gerektiği, hiç bir şeyi sadece  mecbur olduğumuz için yapmak zorunda olmadığımızı anlamamız gerekiyor. Okudukça o kadar iyi anlıyorum ki kayıp zamanlarımı…

Gelelim soruma, kafam biraz karışık…dolayısı ile  fikirlere de açığım.

Ben mükemmel değilim, hiç olmadım, hiç olmaya çalışmadım (yalaaaannn) tamam çalıştım ama o mükemmellik değil de nasıl desem kafamın içinde oluşturduğum karakterlerin olması gerektiği gibi davranmaya çalışmaktı belki de… Ne bileyim mesela bir evli bir kadının evinin her daim temiz düzenli olması gerektiği, giysilerin ütülü olması, her gün sofranın adam gibi kurulması,mutlaka ev yemeği olması … vs. gibi.

Ne paralamışım kendimi bilmiyorum. Bana bunları ille de yap diyen biri olmamasına rağmen hem de…

İşten geldiğimde aniden gelecek misafir için evde kafası kesik tavuk gibi çırpına çırpına koşuşturmalarımı affedemiyorum. Bir yandan ortalığı topla, temizlik yap, fırına kek börek bi şi at,makyaj yap giyin…ne için? Aman misafir gelecek!

İşin tuhafı ne biliyor musunuz, ben hiç öyle bir evde büyümedim. Bu yaptırımlar ne ara benim beynime girdi de bu kadar kemirdi bilmiyorum. Annemlerin evinde hiç misafir için ayrı bir oturma odası olmadı , o ev hiç misafir gelecek diye ekstradan toplanmadı. Misafir gelecek diye annemin hiç ekstra mutfağa gidip bir şeyler yaptığını bilmem. Misafir bana değil eve geliyorsa gelmesin zaten derdi. Kekini pastaneye gönderdiği kek kalıbına yaptırırdı,böreğini atardı fırına bitti gitti…

İşte o nedenle ben ne ara bu kadar hızlandım ve duvara tosladım bilmiyorum…

O yüzden şimdi yavaşlamak bana iyi geliyor. Yalnız olmak, yalnız kalmak iyi hissettiriyor. Diğer yandan hayatta hiç millet ne der diye birşey yapmadım.Yukarıdaki örneklerim millet ne der olayı değil , benim kafamdaki tabularımla veya takıntılarımla ilgiliydi. Bir şeyi yapmak istiyorsam bir yolunu bulup yapardım, hala da yaparım.

Sanırım bunun da sebebi lise zamanlarımda babamın bana “hayatta ne istersen yap ama sorumluluğunu alabileceğin şeyi yap” demesidir. O nasıl bir küpe olduysa kulağıma bugün bile hala kulaklarımdadır. Yaptığım şey kimilerine göre yanlış  olsa bile  beni huzursuz etmiyorsa yani içim rahatsa benim için sorun yoktur. İnsanız beşer şaşarız, tabii ki hata yapacağız, düşeceğiz, kalkacağız, ders alıp akıllanıp ona göre devam edeceğiz. Bazen yaralarımız kabuk bağlamadan kıpırdamayacağız bazen de çivi çiviyi söker diye balıklama dalacağız.

Aradaki tek fark sorumluğunu almak sadece. Bir kadın  çocuk doğurmaya ancak ve ancak kendisi istiyorsa karar vermelidir. Kocası, ailesi, edisi büdüsü istiyor diye değil. Bir çocuğu anneden başka kimse büyütmüyor.(İstisnalar kaideyi bozmaz)

İstemeyen çocuk da yapmasın.Kimse hiç bir şey yapmaya mecbur olmasın zaten. Mutsuzluğun asıl kaynağı değil mi mecburiyetler?

Ben çocuğumu kimseye güvenip doğurmadım, kendim hariç. Tamam tek başıma yapmamış olabilirim:) ki bebeklik  dönemlerinde  babasının da hakkını yiyemem  ama sonuçta hiç bir zaman, hiç bir dönem sırtımı bir başkasına yaslayarak yapmadım bir şeyleri. Aman bir şey olursa bilmem kim yetişir imdadıma demedim. Yapıma ters bir kere…

Dolayısı ile yaptığım, yapmaya çalıştığım her şey önce benim aklıma, kalbime ruhuma uygun olmak zorunda… Evet bu karşı taraf için çok zorlayıcı olabiliyor. ki çok da kolay biri miyim bilmiyorum. Tanıyanlara sormak lazım.

Kendimden memnun muyum peki?

Evet sanırım. Öyle olmasa kendimle barışamazdım sanırım.İnsan en çok kendini yargılıyor çünkü en ufak bir yanlışında bile…En son geçenlerde çok sevdiğim biri “kocaman kocaman abanma kendine” dedi. Ki yaparım bazen evet.

İnsanın kendini iyi tanıyan arkadaşlarının olması çok güzel, tabii karşılıklı bu, sen kendini ne kadar net ortaya koyarsan ,ne kadar net durursan o kadar net algılanırsın (tabii bir o kadar da kazık yeme ihtimalinde var ama yine de değer)

Sorum var diye başladım yine konuyu dağıttım. Sorum şu; Günümüzün sapık,manyak ..vs ihtimallerine karşın çocukları yabancılarla konuşmama,tanımadıklarından bir şeyler almama konularında güzelce kodladık ya, peki şimdi yanlarında biz varken yabancılarla konuşabilecekleri hususunda nasıl ikna edeceğiz? ya da etmeli miyiz? Bu da bir dönem mi? Geçer mi? Geçmeli mi? yabancılarla konuşmama algısını çocuklar yabancıya güvenme şeklinde algılayıp ilerde insanlara güvenme şekline dönüştürebilir mi? (evet olayları dallandırıp budaklandırıp alakasız çıkarımlar yapabiliyorum) Yada çocukların algıları bizden daha açık olduğu için vardır bir hissettikleri deyip ayarlarını bozmamak mı lazım? Sonuçta biz kazık kadar insanlar olarak  en azından protokol icabı merhaba demeyi bir şekilde öğrendik, onlar da öğrenecekler mi demeliyiz? Ve ben niye bu kadar bu konuya takıldım onu da bilmiyorum. Neye varsa bir cevabınız paylaşırsanız sevirinim.Ne de olsa farklı bakış açıları daha farklı düşünmemizi sağlayabiliyor…

20150228_125129

Reklamlar

14 responses to “Sorum var

  1. ahahha hönk oldum. konuyla ne alaka soru hahhaha.

    bir cevabım yok. zamanla öğrenirler bence. çok da takmamak lazım. çekingen çocuk iyidir. başı belaya daha az girer 😉

  2. Ben çocuğa nasıl sabit bir kodlama yaptıysam,ben varken konuşabilirsin dediğimde;”öyle saçmalık olmaz,ya konuşursun,ya konuşmazsın ,ben konuşmak istemiyorum kimse ile”dedi ve daha da müdahale edip kafasını karıştırmıyorum.Hatta son dönemde benim laf attıklarımı o sorguluyor(özellikle erkekse fena fırçalıyor konuşamazsın diye).Güvenmesin,konuşmasın varsın hele ki,son dönem duyduklarımızdan sonra sağır-dilsiz olması en güzeli :)Zamanı gelince eğriyi doğruyu ayırt edebilir inşallah.

    • Ilerde eder de yanlislikla cocuklara,insana guvenmemeyi asilamayalim .ay ne bileyim,karistim,oyle bir. kucuk yere gelince buyuksehire nisapeten bir tik daha rahat ettim. Amma kasmisim yahu

  3. gayet güzel bir yazı.
    annenle arandaki fark gibi, çocukla da aranda fark oluyor. iki çocuk arasında bile acaip fark var.
    çocuklara eni konu “aman ha” dememe rağmen. kızım daha makul davranır yabancılara karşı, oğlum iki gülücük yapana sarılır.
    yabani olması afedersin “p.ç” yetişmesi çok işime gelirdi. karakter acaip farklı.

    bizimki duyarlı bir çocuk. 😦
    ablaysa duvar gibi maşallah. şurda adam kesseler üzerine basar da geçer.
    o da onun yapısı. o da azıcık duygusal olaydı? yok.

    bu durumda sorun cevaplanmış olmuyor belki ama… bendeki cevap bu.
    her ikisine de ayn “uzak dur!” eğitimi vermeme rağmen, hala oğlum fazlasıyla insancıl.
    teoride biliyor “yabancılarla konuşma, bir şey alma, başkasıyla gitme” kurallarını. ama aaazcık uygulayabiliyor.
    şeytan diyor hiç görmediği biri ile tuzak kur çocuklara bakalım işe yaramış mı verilen eğitim.
    dur bak.. iyi fikir.

  4. Affınıza sığınarak soruyorum? Sizi ne tanırım ne görmüşlüğüm var sadece bloğunuzu uzaktan takip ediyorum. Siz eşinizden Yada eski eşinizden kazık mi yediniz? Yani buna cvp vermek zorunda değilsiniz. Bu herkesin kendi özel hayati. Ama Bi çıkarım için sordum sadece..

    • Estagfurullah tabii ki sorabilirsiniz. Kazik kismindan emin degilim ama yolda kaldigim dogrudur. Toparlanip devam ediyorum.herkes gibi bende ara sira belki biraz daha cokca tokezleyip devam ediyorum. Ama cikariminizi merak ettim acikcasi 🙂

      • Ben boşanalı 1.5 ay oldu ayni şeyleri bende düşünüyorum. Sanırım eşinden kazık yiyen Yada sizin tabirinizde yarı yolda bırakılan her anne ayni şeyleri düşünüyor. Bende kaybetme korkusu var. Başkasıyla konuştuğunda gidecek mi acaba korkusu var. Yanında ben olduğumda konuşmasında Bi sakınca görmüyorum ama ben yokken sanki aklına girip Oğlumu benden alacaklar diye korkuyorum. Bunun sebebini pedagogumuz yeni boşanmak bu düzene daha alışamamak olarak nitelendirdi. Belki eşimi kaybetmedim ama sonuçta Bi evlilik bitti ve bişeyleri kaybettim o Yüzden yine kaybedecek miyim Korkusu ve telaşıyla her yeni boşanan anne bu korkuyu yaşıyormuş. Bekar anne bekar anneyi internette bile bulabiliyormuş:)

  5. Ben boşanalı 1.5 ay oldu ayni şeyleri bende düşünüyorum. Sanırım eşinden kazık yiyen Yada sizin tabirinizde yarı yolda bırakılan her anne ayni şeyleri düşünüyor. Bende kaybetme korkusu var. Başkasıyla konuştuğunda gidecek mi acaba korkusu var. Yanında ben olduğumda konuşmasında Bi sakınca görmüyorum ama ben yokken sanki aklına girip Oğlumu benden alacaklar diye korkuyorum. Bunun sebebini pedagogumuz yeni boşanmak bu düzene daha alışamamak olarak nitelendirdi. Belki eşimi kaybetmedim ama sonuçta Bi evlilik bitti ve bişeyleri kaybettim o Yüzden yine kaybedecek miyim Korkusu ve telaşıyla her yeni boşanan anne bu korkuyu yaşıyormuş. Bekar anne bekar anneyi internette bile bulabiliyormuş:)

    • Bekar anne kismina bayildim 🙂 kaybetme korkusu demeyelim hayat bize yeni baslangic sundu diyelim.boyle daha guzel ve hayirli. benimki kaybetme korkusu degil,yani yabancilarla konusup gider diye endiselenmiyorum,gitmez.hayatimda birseyleri de kaybetmedim aksine kendimi geri kazandim.sizde oyle dusunun 😉 ayrica bloga da hosgeldiniz.

      • Hoşbulduk:) ama ben bütün yazılarınızı okumuştum sizin yorum yazmak ancak nasip oldu. Bende kaybetmedim öyle düşünmüyorum. Sadece Oğlumu kaybetme korkusu var benim ki o Yüzdenmiş pedagogun dediğine göre. Herşeyi aştım bunuda aşarım;)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s