Kadınlar Günü mü?

Dün yine böyle sabaha karşı uyumayı beceremediğim saatlerde  kalkıp bilgisayarın başına geçip Kadınlar Günü adı altında güzel(!)  bir yazı yazmıştım. Yazıyı yazmış, şiddetle alakalı istatistiklerin olduğu bağlantıları yapmış, yazıya görsel bile bulmuştum.

Sonra nasıl becerebildiysem, sayfayı aşağıya indireyim derken köşedeki x işaretine basmış ve bütün yazıyı bir anda buhar etmiştim. Ben yapmasam da wordpress akıllıdır mutlaka kayıt etmiştir diye ümitlendim ama o da yapmamış sağ olsun (ya da attığı yeri ben bulamadım taslaklarda falan yok)

Neyse giden gitmiş kalan sağlar bizimdir, demek ki bu yazının zamanı gelmemiş dedim. Kapadım bilgisayarı geri gidip yattım.

Olayları anlatmak bu yazıya kısmetmiş…

İstanbul gibi bir yerden kalkıp daha küçük bir yere yerleşmenin inanılmaz avantajları var. Ama öte yandan gazetele ve  TV’lerde görüp artık kanıksadığımız, belki de “of artık, her gün bir başka haber yeter ” diye gözlerimizi devire devire sayfaları çevirip başka haberlere atladığımız olayların birebir sahipleri ile karşılaşabiliyor insan.

 

Kadınlar tanıştım burada…Çok güçlüler… Çok cesurlar…Yaşadıkları onca şeye rağmen çok dik durup çocuklarına sahip çıkan, her şey olup bitip kurtulduktan sonra ancak kendilerine bir hayat kuran kadınlar… Anlatmak isteyen anlattı, ben sadece dinledim…

Ama bazen eğer yapabiliyorsak dinlemekten daha fazlasını yapmak gerekiyor.

Geçenlerde tanıştığım bir kadının hayat hikayesi şöyleydi: 13 yaşındayken  varlıklı bir adamla evlenmesi için annesinin kendisine yaptığı işkenceleri anlattı. Annemin işkencesinden kaçmak için evlendim dedi…Adamın yaşı zaten epey büyükmüş. bir tek okumama karışmadı dedi. Okulu bitirince de çalışmama izin verdi ama her akşam eve döndüğümde  yaptığı ağır hakaretlerde birlikte dövüyordu dedi. Göğsünde söndürdüğü  sigaraların izlerini gösterdi. 2 tane çocuğu olmuş. O kadar küçük yaşta anne olmuş ki çocuğunun doğum tarihini gün ay yıl olarak bilmiyor.  Adamdan 3 kere boşandım, tehditle 3 kere nikah kıydı zorla dedi.  Kurtulabilmek için 2 kere farklı zamanlarda bıçakladım bir kere de yemeğine fare zehiri koydum ama bir şekilde kurtuldu dedi.

Nasıl bitti peki dedim? Çalıştım, hem çocuklarıma hem adama ayrı ayrı ev kurdum sonra çıktım geldim kendime sıfırdan bir hayat kurdum dedi. Şimdi ikinci evliliği. Mutluyum  şimdi dedi. Ne küfürü, ne hakareti, ne dayağı var.  Seviyor beni dedi.

En azından bunca şeyden sonra mutlu olmasına,bu kadar cesur ve güçlü olmasına seviniyorsunuz. Dinlerken istediğiniz kadar şok olun, yargılayamıyorsunuz. Yok zaten öyle de bir hakkınız!

Çok güçlü kadınlar tanıdım ben. Cesurlar..hemde çok…

Bir başkası hala direniyor…7 senedir evli,  9 aydır adamdan ayrılmaya çalışıyor. Biri 8 , diğeri 3 yaşında iki hane dünya güzeli evladı var. Kendi de çok güzel , gencecik ama yorgun…Ama cesur…

Adamın yapmadığı kalmadı dedi. Aldatma, kumar, dayak…Onları geçtim 2 kere bıçakladı bir kere silahla tehdit etti dedi. Zaten piyasaya borcu var, hakkında tutuklama kararı da var ama yakalayamıyor polis dedi. Nasılsa ve nedense?

Adam iş yerine gelip hakaret ve tehdit ediyor, eve gelip mahalleyi ayağa kaldırıyor, yetmiyor kapıları tekmeliyor. Evlerinin kapısında tekme izlerini gördüm. Polis koruma kararı aldırmış ama adam polis falan dinlemiyor ki diyor. Kadını kaybedince ve sıfırı tüketince son kozunu oynuyor.

Çocuklarımı benden uzaklaştıramazsın!

Çocukların küçüğü zaten babaya gitmiyor bile, büyük olan da nefret ediyor ama korkusundan telefonda konuşuyor. Babasıyla sert konuşmaya başlayınca adam telefonda küfredip dilini koparmakla tehdit etti, öyle ya bu lafları hep anası öğretiyor (!)

Ola ki telefonu açmazlarsa zaten ne o telefonu susturuyor ne eve ortalığı ayağa kaldırmadığı kalıyormuş adamın.

Bu güzel anne geçen buluşmamızda içini dökmüştü ama ayrılma aşamasında olduğu için olayların bu boyutta olduğunu ben idrak edememiştim. Bu sefer kendi gözlerimle gördüm. Biz oradayken adamın aramasına, tehditlerine, çocukların korkusuna, telefonu kapadıktan sonra cama gidip babasının gelip gelmediğini kontrol ettiğine şahit oldum.

Anne sakince zaten gelirse polisi ararım diyordu. Zaten koruma kararını yeniletmiş salı günü. Koruma kararı çıkınca sizden sorumlu bir polis memurunun telefon numarasını veriyorlar size. Acil bir şey olduğunda  o ilgileniyor. O polisi arattık şehir dışındaymış, 155’ten ekip istememizi söyledi.  Arayıp istedi. Çünkü görümcesi adamın ortalığı birbirine kattığını silahını alıp evden çıktığını söyledi.

Polis ekipleri adam gelmeden önce eve varmış. Apartmanın karşısında bekliyorlarmış en son arkadaşla konuştuğumda… Sabaha kadar da bekleyeceklermiş.

Bakın bunun şakası yok… Yarın sabah ne olacak?  O çocuklar yarın yine bir şekilde hayatlarına devam edecekler. Bugün 3. sayfa  haberi olmadılar,ama yarının garantisi yok.

Ben yarın için buradaki belediye başkanından randevu istedim. Randevuyu koparabilirsem hiç olmazsa bir 15 dakika anlatmam lazım. 15 dakika yetebilir, isterlerse çözüm bulabilirler. Bulabilecek konumdalar diye düşünüyorum. Zaten sosyal medyada takip ettiğim kadarıyla aklı başında ve duyarlı biri…Bir şekilde konuşmam lazım. Bu anne kanunen aklına gelen her yolu denemiş zaten. Bir de bu yoldan deneyelim. Nasıl koruyacağımızı, ne yapabileceğimize bakalım… Elbet olacak bir çıkışı…

Çünkü ben gözümün önünde birilerini , bir kadını, bir anneyi ve çocuklarını 3. sayfa haberi yapmayacağım.

Duanızı eksik etmeyin n’olur… İhtiyacımız var.

images

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s