Bazı vedalar güzeldir…

Bu ara yine tuhaf şeyler oluyor bana….

Geçmişim bir şekilde parça parça önüme düşüyor,bi nevi vedalaşıyoruz sanki…İstanbul’dan ayrılıp buraya gelirken de öyle hissetmiştim. Çok zor görüşme imkanım olan arkadaşlarımla bir vesile ile son anda biraya gelmiştik mesela, şansımıza yurtdışında yaşayanlar bile o tarihte İstanbul’daydı ve gelebilmişlerdi.

İstanbul’dan ayrılırken yurtdışında yaşamaya gideceğimiz için  İstanbul bize veda ediyor diye düşünmüştüm.

Meğer değilmiş…

Yurtdışına gitmedim, Akçaya yerleştim, şartlar değişti, ben değiştim, çok şey değişti…Şimdi de başta dediğim gibi geçmişimdeki, çocukluğumdaki zamanlar, resimler, mektuplar düşüyor önüme…

Annem sabah evinden çıkan bir torba dolusu mektupla geldi bana. Geçenlerde de 3 torba dolusu fotoğraf  albumlerimi taşımıştım. Bakıp bakıp eski günlerimizi yâd etmiştik ailecek…

Dedim ya bugün de mektuplar çıktı… Sınıf arkadaşlarımla okuldaki mesajlaşmalar, birbirimize yazıp verdiğimiz kenarları kalp süslemeli yazılar, şiirler… Kamp arkadaşım Tuğçe…ah Tuğçem kulakların çınlasın ne mektuplar çıktı…

Çok uzun süre mektup arkadaşlığı yapmıştık sonra onlar taşınınca yeni adreslerine ulaşamayınca kopmuştuk. Meraklı annem günlüklerimi ve mektuplarımı karıştırıyor diye kendimize yeni şifreli bir alfabe oluşturmuş öyle yazışmışız bir dönem:)) Hala bazı harfleri okuyabiliyorum. Çok eğlenceli, tavsiye ederim çocuklarınıza öğretin 😉

Amerika’ya postalandığım bir dönem evdekilerden gelen mektuplar, babamın yazdıkları, annemin çekiştirdikleri… Sonra Amerika’da bize rehberlik yapan rahmetli Buzz ve eşi Marianne’den gelen mektuplar… O nasıl bir şık el yazısıdır Allah’ım.

Gerçi o zaman da okumakta zorlanmıştım, şimdi de:)  Gittiğimiz programın bitiminde bize (bana ve arkadaşıma)  kendileriyle buluşmaya gidebilmemiz için jest yapıp aldıkları otobüs biletlerinin kopyaları…

Amerika’daki resimlerimin küçük baskıları…Fotoğrafın negatifleri bende değildi, sadece baskıları vardı, onların da çoğu annemin evinin deposunu su bastığında pert olmuştu, sadece çok az fotoğraf kalmıştı elimde.

İşte o kaybolduğunu düşündüğüm resimlerin minik katalog halleri çıktı mektupların içinden. Acaba Kodak’a baskı no’larını göndersem bulup basma şansları olur mu?

Annemle atışma mektuplarımız da var tabii:) İlk açtığım mektup, o çıktı poşetten. Şimdi neye olduğunu hatırlamadığım bir şeye atar yapmış, oturup kendi kendime mektup yazmışım mektubu da anneme vermişim, aynı günün akşamı da annem mektubuma cevap yazmış :))  Bayaa bayaa atarlıymışım o zamanlarda… ay ne çekti kadın benden yahu:))

Sinirlenince ortadan kaybolma huyum o zamanlarda varmış, atıyordum kendimi evden kimse bulamıyordu. Bir kere minibüs yolunda beklemişti beni sokağın başında, ağlaya ağlaya barışmıştık. Bir başka seferde de yengemin kardeşinin evine kaçmıştım oradan toplamıştı beni….Ama annemde kolay biri değildi ki, hala da değil ama idare ediyoruz işte:))

Lise arkadaşım Nilay’ın mektupları çıktı…Hey gidi günler bee  ne kaynatmışız …

Başka mektuplar da buldum bana ait olmayan ama yazarsam annem beni oyar:)) yakacakmış onları… verirsem yakar :))

Neyse niye bu kadar geçmiş önüme şaak diye düşüyor diye düşünürken fark ettim ki aslında bir nevi veda bunlar da…İtiraf ediyorum ilk başlarda ölecek miyim de herşey bu kadar önüme geliyor acaba diye tırsmıştım ki ölüm korkum yoktur. Sonuçta verilecek hepi topu bir nefes de, insan,  evladı olunca ölmemesi gerektiğini düşünüyor.

Meğer gelecek güzel günler için geçmiş bana veda ediyormuş. Veda değil de bir nevi  hatırlanıp aradan çekilme  diyelim…

Eskiler çıktı aradan yenileri bekliyoruz artık:))

Büyümek böyle birşey demek ki…

Yaş 35 olsa da yaşlanmıyoruz biz olsa olsa sadece büyüyoruz, öğreniyoruz.

Hadi kalın sağlıcakla…

bu da biz eski mektupları karıştıryoruz diye  annesine mektup yazıp getiren canımın mektubu... en özelinden hem de...

Bu da biz eski mektupları karıştırıyoruz diye annesine mektup yazıp getiren canımın mektubu… En özelinden hem de…

Geçenlerde de ondaki

Reklamlar

5 responses to “Bazı vedalar güzeldir…

  1. Hayat bir tercih meselesidir,
    Geçmişi düşünürsen masal,
    geleceği düşünürsen hikaye,
    bugünü düşünürsen gerçektir.
    Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver.
    Mark Twain.

  2. Önce kendine bir mektup yaz. Coşarak.
    Bir kaç hatıra eşya koy yanına. Çay kaşığı da olur, taş da olur. Bugün sana ait olan, sevdiğin 5 şey mesela.
    Sonra onu ve bu mektupların heeeepsini topla, naylona sar, koliye koy ağzını bantla.
    zaman kapsülü yap kendine.
    On yıl yirmi yıl sonra açıp bakmak üzere..

  3. Geri bildirim: Anda kalmak? | kelimeperisi·

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s