Börek…

Günaydın,

(Ben  bu yazıyı sabahın bir köründe yazıyorum ama siz okuduğunuz saate göre girişi değiştirebilirsiniz tabii)

Hani bizim sevgili aile bakanımız buyurmuştu ya börek açamayan kadının evliliğini dağılır diye. Hah işte marifet börek açmada değil arkadaşlar, marifet, börek açtırmayı istetmekte….

Hanımefendi olayı yanlış anlamış:) ya da ona da öyle öğretilmiş belki de çoğumuza çok yanlışların öğretildiği gibi…

Vallahi benim bildiğim, kadın, istemeden suyu şurdan şuraya koymaz. Ama sana o suyu getirmek istiyorsa kuyu kazar yine getirir…

Yani olay börekte değil, börek açmasını istetemeyen erkeklerde…

Sen kadınına gereken, istediği, hak ettiği değeri ver, sevildiğini, hissettir bak bakalım börek mi açıyor baklava mı?

Genelde evlenince heyecan kaçıyor, haliyle tek  tarafın çabası yetmiyor, olay iyice kopuyor, bazı şeylerde alışkanlık haline gelince üstüne iyice ölü toprağı atılmış gibi oluyor insan.

Tabii burada hep bir erkeklere yüklenmişim gibi oldu ama mevzu beylere gelmeden önce yine kadının kendini tanımasında yatıyor sanki…

Yani konu dengeye geliyor, denge önemli…Önce insan kendini tanıyacak, bilecek. İnsan dediğin varlık sürekli bir değişim içinde zaten. Değiştiğini bilecek , farkında olacak…

Hani demez miyiz ben eskiden siyah ve maviden başka bir şey giymezken şimdi turunculara kırmızılara  bayılıyorum diye. Büyüyoruz, değişiyoruz, zevklerimiz gibi seçimlerimiz de değişiyor.

Hem zaten ömür boyu verilen söz nedir ki? Yarına yaşayacağımız belli değil, ne kadar garantici  bir milletiz ki ömür boyu için bir adamdan/ kadından söz istiyoruz? Yarın seveceğimiz  veya sevileceğimiz belli mi?

Niye sadece bugünü yaşamıyoruz (cılkını çıkarmadan)

Yıllar yıllar önce Ajda Pekkan bir röportajında sevdiğim adamla aynı yatakta uyanmayı hiç istemem demişti de (heyecan bitiyor…vs diye)  ben yok daha neler demiştim.

Gerçi bu çok uç bir örnek.

Ama bir adamın koynunda uyumak güzeldir, kolunun altına girip, göğsüne kafayı koyup, varlığına sarılıp uyumak şahane bir şeydir.

Aşkın ömrü 3 yıldır derler. Hadi o zaman da evliliklere beş yıl limiti koyalım. Beş yılda bir çiftler otomatik olarak boşansın, isteyen de dilekçe verip devam etsin. O zaman belki (kaybetme duygusu baskın çıkacağından) daha uzun sürer aşklar…. Belki de mutsuz insanlar azalır tünelin ucunda ışık görünce, kimbilir…

Sonuçta kadın kısmı sevdiği müddetçe var. Tüketmemek lazım…

börek

 

 

 

 

 

Reklamlar

2 responses to “Börek…

  1. Çok özür dilerim ama sizin önceden okuduğum o şahane yazılarınızın yanında bu yazı hem gündemin çok gerisinde kalmış, hem de aşkın devamına çözüm olarak önerdiğiniz evliliklere limit koyma fikri bence sizin kapasitenizin çok altında kalmış.

    • Her yorumunuz degerli 😉 gundemle alakali yazmiyorum ben, sadece bazi seylerde kadinlara yuklenilmesi yerine tesvik uygulamasinin hayata gecirilmesini diliyorum sadece. Sevgiler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s