Saygı nedir ne değildir ?

İnsanın bedeninin rahatlaması ne kadar gerekliyse ruhunun ve beyninin rahatlaması o kadar gerekli bence…

Hepsinin ayrı ayrı beslenmesi, takdir edilmesi, sevilmesi lazım .

Son zamanlarda sosyal medyaya çok takılıyordum,telefonla yapışık ikiz gibiydim.Ara vermek lazımdı ama nasıl yapacağımı bilmiyordum. Kola bağımlılığı gibi…

Ki, hakkını yiyemem ben sosyal medyada çok güzel insanlarla tanıştım. Çocuk eğitimiyle ilgili, annelikle ilgili, kitap tavsiyeleri ile ilgili aklına ne gelirse bana iyi gelecek farkındalık yaratacak bir sürü insana denk geldim. Kimi bana yardımcı oldu, kimine ben…

Ramtha’nın youtube’daki bir videosunda söylediği gibi “öğrenci hazır olduğunda öğretmen gelir”.

Ve siz hazır olduğunuzda hayat size kapıları açar.

Her birimizin o kapıdan geçisi farklı olur. Kimi daha kapıya yaklaşırken ne olduğunu, nerede olduğunu, neden yapıldığını,malzemesini,tarihçesini araştırır, geçtiğinde kendini ne beklediğini falan öğrenir, inceler ondan sonra geçer. Kimi hiç farkında olmadan geçer ve anlamaz bile.. kimi de önce geçer sonra aa çok enteresanmış deyip incelemeye alır.

Ben 3. grup insanlardanım.Bir bilgi önüme düştüğünde önce  bilgiyi alıp sonra kimmiş neymiş’e bakıyorum.

Sanırım en sonda yapılacakları en başa alıp sondan başa doğru gitmek hoşuma gidiyor. Bilinçli bir seçim mi bilmiyorum.

Oldum olası bürokrasi,toplum kuralları,insan dayatmaları falan bana içten içe bir çığlık atma duygusu oluşturuyordu.

İnsan büyüdükçe ve kendini farkettikçe nedenlerini daha iyi anlıyor.

Bir büyüğün elini sadece saygıdan dolayı öpmek mesela… çok gereksiz. Zaten el öpmek nedir ?

Bir insana büyük olduğu için saygı duyulmamalı, tecrübesine bilgisine, efendiliğine, yaşamışlığına saygı duyulmalı. Ki bunun için de o kişinin bunu özümsemiş olması gerekiyor.

Yoksa etraf ben büyüğüm bana saygı göstermek zorundasınız diyen insanlarla dolu. Kapıdan geçtiğinin bile farkında olmayanlardan belki de… (o zaman niye varlar diyeceksiniz, belli ki onlardan da öğrenmemiz gereken şeyler var)

Oğluma da öğretmedim bu hiyerarşiyi. İnanmadığım bir şeyi öğretmem zaten mümkün değil.

Ama tabii ki her koşulda ve her şartta karşısındaki ile bir merhaba diyebilecek nezakete sahip olması gerekiyor. Öküzlüğün de alemi yok.

Mesela geçenlerde annemlerle hem ailecek hemde annemlerin arkadaşları ile yemekli müzikli bir ortama gittik. Kuzenler, kuzen çocukları, kuzen çocuklarının çocukları falan.

Annemin yaşı büyük arkadaşlarından biri geldi masamıza. Hepimizle tokalaştı,oğluma sıra gelince benimki elini uzatmadı. (sevmiyor çünkü kadını biliyorum) kadın baktı baktı senden adam olmaz dedi gitti.

Normalde yaşıtım biri söylese cevap veririm ama yaşını başını almış insanlara (yaşını başını almasa da farketmiyor gerçi) bazı şeyleri anlatmak için enerji kaybetmeye gerek yok bence….

Sonuçta kadın benim arkadaşım değil, ilk tanıştığımda edindiğim izlenimden de hoşlanmamıştım zaten.

Dolayısıyla mümkün mertebe aynı ortamda bulunmuyorum. Oğlumu da bir araya getirmiyorum. O da bu vesileyle hayatta çeşit çeşit değişik insanlar olduğunu görüyor.

Neyse bir süre sonra başka bir aile dostumuz geldi ama onu seviyoruz. O da masamıza gelip hoşgeldiniz demek için tokalaşmaya başladı. Ona ilk önce elini uzatan benim oğlum oldu.

Demek ki çocuk kimi sevip sevmeyeceğini biliyor. Karşısındakinden aldığı enerjiyi yine aynı şekilde geri verebiliyor.

Demek ki olay yaşla başla bitmiyormuş. Saygı yaşlıya değil hakedene gösteriliyormuş…

Şimdi gelelim bir de saygının başka boyutuna… (evet yazmazsam çatlarım)

Bu mekana gelen (ama tanıdık olmayan) bir başka abinin öküzlüğüne…(öküze ayıp ama başka kelime bulamadım duygularımı ifade edecek)

Şimdi bu abinin hanımıyla arası bozuk , dışarıya başka hatunlarla gitmekten çekinmiyor ama herhangi bir fotoğraf karesinde olmaktan inanılmaz rahatsız (!) oluyormuş.

Bunu da sahnede şarkı söyleyen tanıdığını kameraya çeken bir bayana böğürmesinden anladık.

Şöyle ki bayan sahnedeki arkadaşını videoya çekiyor va adama diyor ki” kenara çekilirseniz sizi almayayım”.

Tabii içki şisede durduğu gibi durmuyor adam lafı başka yerinden anlıyor vay efendim beni nasıl çekersin diye dayılanıyor. Bunun ucuz kabadayılığını bir halt sanan mekandakiler  de adamı tutmaya kalkışıyor.

Tabii olaya bayanın eşi de müdahil oluyor, bir fasıl da onu sakinleştirmekle geçiyor. Ortalık arayı bulmaya çalışanların tatlı esprileriyle yumuşuyor falan ama dedik ya adam öküz utanma yok, sıkılma yok. Yüzsüzce mekanda kalmaya devam ediyor.

Meğer sonrasında onu tanıyanlardan öğreniyoruz ki bu adamı huyuymuş, genellikle böyle ortamlara hatunlarla tanışma bahanesiyle damlayıp hep bi mevzuu ile hır çıkarırmış.

Deli oluyorum ben böyle insanlara… Bre hödük..Madem bi karın var , dışarda başka hatunlarla işin ne? Git önce evdeki ile sorununu çöz. Durumunu netleştir. Ondan sonra ne halt edeceksen et.

İşte bunlar ne kendisine ne başkasına saygısı olmayan insanlar.

Zaten kendisine saygısı olmayanın, başkasına saygısı olmaz lafı boşuna söylenmemiş.

Bir de yeni nesile çok dejenere diye çamur atarlar.

Çuvaldızı önce bi kendinize batıracaksınız bayım…

Demem o ki saygı görmek istiyorsanız,önce dürüst olun, net olun ve hakedin…20160511_193055

Reklamlar

2 responses to “Saygı nedir ne değildir ?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s