Kendine iyilik yap…

Bu gece dolunay var. Eskiden dolunaylarda inanılmaz huzursuz ve huysuz olurken ben, yeni benliğime geçiş yaptığımdan beri daha eğlenceli daha şifalı daha dualı ve daha sakin bir zaman dilimi gibi geliyor bana böyle geceler…sanki ay konuşuyor,dualar ,dilek kapıları açılıyor yüreklerdeki bilinenler ve bilinmeyenler gerçek sahibine teslim ediliyor gibi…

Çocukken  de dua etmek istediğim zaman gözümün önüne, içinde yüreğimin olduğu bir sandık kutusu gelirdi. Ve ben o kutuyu açıp, içimden, sanki gökyüzüne doğru kaldırırdım. Yaradana sunup  “sen yüreğimdekini benden daha iyi bilirsin” dediğimi varsayardım.

Yine birisi dilek tut dediğinde tutamam, hayırlısı der geçerim.

Ama bu geceki  dolunayda bu sefer kendime yoga armağan ettim.

Yoga denemeleri yapmaya başlayalı çok olmadı belki 1-1,5 ay falan … gerçi hala yapamıyorum ama orası ayrı:))

Yogayı ilk popüler olduğu zamanlarda, mum ışığında oturup sadece konstantrasyonu toparlabilme olayı zannediyordum.Çok ilgilenmemiştim.  Zaten spora çoook uzak bir kişilik olduğumdan bir ara esnetme özelliğinden dolayı pilatesi denemiştim ama o da kısa sürdü tabii. hele ki evde spor ve türevleri hiç benlik değil.

Ama bu hikaye zaten sporla alakalı değil… ben size şahane birini tanıştıracağım. İsmi Elif…Elif İşcan. Kendisiyle şahsen (yüzyüze) tanışmadım. Ama bazı insanları tanışmadan da seversin ya.. öyle biri…

Baştan başlayayım; bir gün evde (öğlene doğruydu sanırım)  saçımı boyamak için banyoya doğru giderken bir elimde de telefon tabii (aynanın önüne koyup bir iki şey okur veya izlerim boyarken diye) faceboktan yoga videosu çıktı karşıma. Bir arkadaşım paylaşmış. Benim aklımda tabii ki yoga yapmak gibi birşey yok. Ama yine de bir bakayım dedim,açtım videoyu.

Baktım cici bir kadın, gayet keyifle ve sakince bir şeyler anlatıyor.Videonun ismi de depresif haller için reçete… O an videonun süresi gözüme ilişti.” 15 dakika”  Aaa dedim 15 dak.  yaparım ki ne olucak? Depresyonda değilim ama ne öğrensen kâr mantığı…

Ve ben o gün tam 45 dakika yoga yaptım. O kadar güzel anlattı ki sanki bilgisayarda değil tam karşımdaydı ve biz birlikte yoga yapıyorduk (tabii ben sadece yapmaya çalışıyordum)

Mesela tam bir pozisyonda ahh diyorum  (çünkü fazla esnemeye çalışmışım ve canım yanmış) Elif tam karşımda diyor ki “önemli olan pozisyonu ne kadar güzel yaptığınız değil ne kadar doğru yapmaya çalıştığınız” veya  karga pozisyonu diye bir şey var. Dizleri koltukaltına sıkıştırıp ellerinin üstünde durup ayakları yerden kesiyorsun. Acaip birşey.. ilk denemede ayaklarımı yukarı çekmeye çalışıp yüzümün üstüne yere kapaklanınca gülmeye başladım. Elif dedi ki “ben bu pozu birkaç yıl hiç yapamamıştım. Aslında başlarda o kadar şeyi hiç yapamamıştım ki” öyle anlarda öyle cümlelerle size hem cevap verip, hem motive ediyor ki ister istemez yapıyorsunuz. Keyif alıyorsunuz, seviyorsunuz..

Yapamıyor olmak beni çok  da bozmuyor açıkçası. Zaten yapmak için yola çıkmadım. İlla başarmak gibi bir derdim yok. Ama vücudumun sınırlarını veya dengede duramayışlarımı keşfetmek çok enteresan geliyor. İşte burada da en sevdiğim sözü geliyor “biraz yeterlidir

Evet işte buydu, mükemmel olmak zorunda değiliz, bir santim, bir milim bile oynasa, esnese yeter… ve ben bu küçücük sözü aldım hayatımın merkezine koydum. Çünkü çok sevdim. Bazı şeyler için, hatta çoğu şey için kendimizi hırpalamaya gerek yok. Bazen, “biraz” gerçekten de yeterli oluyor.  Her seferinde biraz birikince aslında ne çok şey oluyor  farkında bile değiliz. Başlarda her şey olsun, hepsi bir anda olsun  diye verdiğimiz tüm uğraşlar bize yorgunluk ve tükenmişlik olarak geri dönmüyor mu zaten?

Onun yerine keyif alarak yapacağımız birazlar çok daha büyük farklar yaratır bence…

Biraz kısmını bence açıklayabildiysem , kendinize güzel bir şey hediye edin. Eğer bu yazıda bir parça kendinizi bulduysanız gidip bir Elif İşcan’la yoga  yapın derim. Kendinizi bulduysanız diyorum çünkü herkes herkese iyi gelmez.

Mesela Elif kimmiş diye google’da aratırken Elif’in yanısıra bir sürü başka yoga öğretenlerin de videolarına denk geldim. Bu işte üstad olmuş insanlar var, bir adam vardı mesela (adını hatırlamıyorum) okyanusun kenarında saatlerce yoga yapıyor, hızlandırılmış çekimde izliyorsunuz. Adam 50 yaşın üzerinde üstelik.  Haa bana gel onun öğrencisi ol de , koşa koşa kaçardım muhakkak… Ki  Elif de, gördüğüm kadarıyla sadece ve sıradan bir yoga öğretmeni değil. Yaşadıklarından yola çıkarak ilmek ilmek ruhuna işlemiş her duruşu, pozisyonu..ama heyecanı (en azından videodaki hali) hala ilk günkü kadar taze… bana çok iyi geldi. ben çok sevdim…

Hiç üşenmedim facebooktan, blogundan videolarından yoga yaptığımı yazdım. Derim ya güzel ruhla, güzel işler  yapanların daha fazla desteklenmesi lazım diye..çünkü bu bizi daha iyi bir dünyaya taşıyacak aslında…yani bence…

Kendisinin “kurtlarla koşan kadınlar” adlı kitaptan esinlendiği ve kulağa şahane gelen bir yoga kampı var. Henüz şu aşamada benlik olmasa da eninde sonunda Elif’le yoga yapacağım. Yoga yapamasam bile karşılıklı bir kahve içeceğim.

elif işcan

 

 

 

 

Reklamlar

5 responses to “Kendine iyilik yap…

  1. Çoook güzel ve çook güzelsin Buya 💓✨ çok teşekkür ederim… O kahveyi içelim lütfen 😊

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s