Yaratılış hikayesi

Geçenlerde yazmıştım tarhana merakımı… Ama yapamamıştım ya hani… Tam hadi bir cesaret demişken pazara geç gittiğimden biber bulamamıştım  ve tarhanam suya düşmüştü ya hani…İşte o günün ertesi günü ben o tarhanayı yaptım…

Şöyle oldu:

Ertesi sabah uyandığımda “ne olmuş biber bulamadıysam, bende buzluktakileri kullanırım” dedim. Aldım dolaptan 3 domates, 3 soğan, buzluktan da 2 tane kırmızı etli biberlerden,  hepsini dörde böldüm, birkaç tane de sarımsak koydum, azıcık da su ekledim attım tencereye haşladım

Teyzemin eltisi (elti oluyor galiba emin değilim) Gülşen abla söylemişti haşlayıp suyunu süzersen daha az un yiyormuş tarhana. Bu yaz onda görmüştüm tarhanayı yoğururken.

Bende az bir taşım haşladım,suyunu süzüp ayırdım (o suya daha sonra çorba yaptım,tarhanada kullanmadım) haşlanan  kısmı blenderdan geçirdim, göz kararı bir kaç kaşık (sanırım 4-5 kaşık kadar) yoğurt, tuz, karabiber, bolca kuru nane(evde tazesi yoktu), maydonoz,dereotu, az bir sey pulbiber, kekik, karışık baharat…Allah ne verdiyse kattım içine…nasıl bir koku oldu anlatamam…

Bunların hepsini karıştırınca yavaş yavaş un eklemeye başladım. kek hamuru kıvamına gelince kapağını kapadım beklemeye bıraktım. Bu arada ablama rapor veriyorum şöyle yaptım,böyle yaptım diye… En son bana hamuru kapakla kapama, bez örtu ört hava alsın dedi. Peki dedim.

Her gün sabah akşam 1-2 kaşık un ilave edip yoğurdum. Her gün biraz daha kabardı. Koku hafif ekşimtrak biraz domates, biraz turşu kokusu gibi fermente bir koku yayılıyor mutfağa…Ben sevdim oğlan kaçtı:)) Eskiden olsa ben de kaçardım muhtemelen..Büyümek gelişmek öğrenmek böyle birşey işte;)

Bu arada da tırım tırım tırsıyorum ben bunu nasıl kurutucam ,çok cıvık bir hamur oldu bu diye.

Kurutmaya geçmeden bir gün önce ablama diyorum ki bu hala çok cıvık,sizinkiler kurabiye  hamuru gibi duruyor niye benimki hala kek hamuru kıvamında diye..Unu az gelmiştir biraz daha un koy dedi. Peki dedim.  Son gün un miktarını biraz daha arttırıp hamuru biraz daha toparladım. Ertesi gün mutfak bezlerinin üstüne topak topak attım.

20160905_130439

Bu arada hala aklım bu çamur kıvamındaki şeylerin nasıl kuruyup tarhana kıvamında unufak olacağını aklım almıyor, ama deniyorum. Yani bir şekilde toparlayacağım ama nasıl yapacağımı bilmiyorum. O ara Didem bizde. Oluyor işte böyle kuruyacak herhalde diyor.

Diyor ama o da yapmamış tarhana. Olsun verdiği güç yetti zaten.

O gün gittim geldim hamurlara baktım taaa ki birinin ucunu hafiften kaldırıp beze yapışmadığını görüp derin bir nefes alana kadar.. Tamam dedim olacak.

Ablam demişti: Serdiğin zaman gidip gelip bak, oyun hamuru gibi alt üst yap çabuk kurusun diye. Baktım ki beze yapışmıyorlar tepetaklak ettim hamurları. O gün de öyle geçti

Ertesi gün ufalamaya başladım. Önce yoğurduğum kabın kenarlarında kurumuş tarhanaları bıçakla kazıdım. Aslında o kısmı kullanmak aklımda yoktu, kabı yıkamadan önce kazıyayım demiştim ama baktım ki oradan da epey çıktı, hem hazır da kurumuş. Attım rondoya bir ufalandılar. Sonra örtülerdekileri ufaladım. Elimde topak topak dökülmeye başlayınca (ablam elekten geçir dedi ama) ben rondodan geçirip fırın tepsisinin içine yaydığım bir başka bezin içine döküp iyice kurutmaya bıraktım.

20160829_135009

O kadar güzel kokuyordu ki. Yaptım bir keyif kahvesi, yanında da yaptığım üzüm suyu…

Kahvemi içerken gittim geldim karıştırdım seyrettim sevdim kokladım.

İnsan tarhanaya aşık olur muymuş , olurmuş onu anladım.

Her yoğuruşumda da canım turşu çekti (fermantasyon oluşuyor ya o yüzden sanırım) Belki de o yüzdendir tarhananın yanında sofraya da turşu konması, bilmiyorum (buralarda böyle)

Bağırsaklar vücudun ikinci beynidir derler.Ve bağırsaklara en iyi gelen şeylerden biri fermente gıdalar olduğu söyleniyor. Turşu,kefir, tarhana, ev yoğurdu gibi

Yapım aşamasında bazı resimleri instagrama atmştım. Bir arkadaşım hesap numarası gönder ben alıcam dedi. Donkkk oldum. Yahu ben satmak için yapmamıştım ki..Hem daha kurumadı bile, tadı nasıl olacak falan derken…peki dedim…Madem istediler bir daha yaparım.

Ve onu da yaptım. Bu sefer hem beyaz un hem tam buğday unu kullandım . Soğan, domates,biberin  sayısını biraz daha arttırdım.  O da şu an kuruma aşamasında…yine muhteşem bir koku evde..

Bunu da çok severek yaptım, inşallah da severek yerler, şifa olur…

Bir de ufalarken dedim ki demek ki bizde böyle yaratılmışız, irili ufaklı…Tek bir hamurdan, kurudukça küçülmüş, ufalmış,şeklen ayrılmışız belki ama özümüz aynı, içeriğimiz aynı, tadımız  belki biraz farklı…çünkü belki de ufalanırken kimine domates tanesi fazla gelmiştir, kimine maydonoz veya soğan… ama aynı tencerede kaynıyoruz, pişince yine aynı kasede birleşiyoruz…

Tarhanayı da evrim teorisine bağlamayı başardığım içine kendime kocaman bir alkış:)))

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

3 responses to “Yaratılış hikayesi

  1. Muhteşem final!!! ✨😊 sondaki bağlamaya bayıldım… Okurken ağzım sulandı, o da ayrı! 😘😘😘

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s