Vazgeçmek…

Bu ara internetten önüme sürekli bırakmakla ilgili yazılar düşüyor.

Şu ara bırakma , salıverme dönemiymiş…

Bir şey sana ulaşıyorsa vardır illa ki bi hikmeti deyip neyin neden bana geldiği anlamaya çalışıyorum. Neyi  bırakamıyorum ki..

Aslında bir dünya şeyi bıraktım. Zaten dünyayı hiç taşımadım ki ben.

İlk bağımlılıklarımdan biri kolaydı mesela, hani şimdi ilk aklıma gelen…Yerine daha sağlıklı diye su koydum. Sanırım lise yıllarından beri de hayatımı suyla doldurdum. Hala da öyle gider.

Sonra bi dönem küfür etmeye merak salmıştım:) havalı diye sanırım. O ağız alışkanlığını bırakmam epey zaman almıştı ama. gerçi hala ara sıra kullanırım . Bazen frenliyemiyor insan kendini…oluyor öyle

Bir şeye ne kadar çok yaklaşıp yapıştıkça bir süre sonra bana fenalık geliyor, veda zamanı geldi diyorum. Bunlar tabii maddesel bağımlılıklar…

Bir de ilişkiler var ki…onlar da fena.. hepimiz yapıyoruz zor olduğunu, uygun olmadığını bile isteye,içeriden gelen o sesi bastırıp “hayır ben istiyorum bu böyle” diye bas bas bağıran -sanırım- adı ego olan o sesi…

Bağlanma fikri başta güzelmiş gibi gelse de ipleri kopardığın an boşlukta kalıyor gibi hissediyor insan. Havada asılı kalmış gibi.

Aslında korkutan da bu.. Ne olacağını nereye gideceğini bilmemek…

Ama bir anladığında havada asılı kaldığını sandığın şeyin aslında uçmak olduğunu… O zaman kanatların çıkıyor.

O zaman aslında yere inmek zor geliyor.

Hani derler ya bazen ruhlar arada kalır, gidemez diye Bu tarafta sevdikleri bırakmaz girsin istemez, diğer tarafta belki gideceği yerin cazibesi daha güzeldir. Ne yuvaya gider ne evde kalır. Sıkışır …

Ne ruhları ne kendimizi ne de başkalarını bu kadar sıkmamak lazım aslında…Ne kadar özgürsek o kadar uçarız.

Hem de istediğimiz yüksekliğe, istediğimiz uzaklığa..istediklerimizin yanına…

Ne kadar şahane değil mi. Yazarken bile uçuyormuşum, dağların denizlerin üstünden geçiyormuşum gibi geldi.

Mutlu oldum…

Peki neyi bırakamıyorum o zaman?

Meral ablam oğluma bağlarını çöz demişti. Onu biraz biraz hallettim sanki. Başka?

Mesela artık başkalarının da işine burnumu sokmuyorum. Herkesin kendi hayatı deyip sırılıyorum. Anlatan olursa dinlerim o ayrı tabii

Gidene kal zaten demedim. Bana set koyanlarla atışıyorum ara ara ama onalrı da öyle kabul ettim.

Her seferinde bıraktığım veya bırakmaya niyet ettiğim halde geri dönenler…onlara da peki dedim. Hayatta tesadüf diye birşey yok derler o zaman karşılaştığımız herkesin vardır elbet bir sebebi….

Neyse bakalım neymiş bırakmamız gereken…Bağları kesip o uçma anını hayal etmeye gideyim en iyisi…

 

ozdeyis-net_-resimli_ozlu_sozler_dus_sozleri

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s