Şükür

26 Kasım 2015’te yazmışım bunu…bloga aktarırken taslakta kalmış meğer…

****

Sende olmayıp başkasında olana imrenmeyip ya da başkasında olmayıp sende olduğu için böbürlenme her iki durumda da kendinden mutlu olma hali sanırım.

Ya da o an bulunduğun yerde, karakterde..vs de olduğun için geçtiğin tüm yollardan bir daha olsa iyi veya kötü yeniden geçerdim dediğin anda başlar şükür.

Şu soru son zamanlarda ara ara aklıma takılıyor. Acaba bu hayata yaşadığın herşeyin farkında olarak yeniden gelsem seçimlerimi değiştirir miydim? cevabı hep aynı geliyor içimden “Hayır”

Yaşarken bazı noktalarda ne kadar mutlu  olsam da yada mutsuz  ya da üzgün.. Eğer sonuç bu halime varacaksa belki de tek bir noktasına bile dokunmamak lazım.

Tanıdığın, tanıştığın insanlar, gezdiğin gördüğün, öğrendiğin, okuduğun, doğurduğun, doğurmadığın, duyduğun veya şahit olduğun…her neyse ama her neyse hepsi bugün seni sen yapan şeyler

Eğer bugün mutsuzsan nedenini etrafta arama, seçimlerini gözden geçir. Değiş…

Mutluysan derin nefes al, şükret

İnsan mutlu olduğunda bir aşk hali geliyor. Aşk deyince hep bir kişiye duyulan tutku derdim eskiden . Bu da onun gibi sadece bir şahsa özel değil. O duygunun iç huzuru ile birlikte  tüm hücrelerine dolduğunu hissediyorsun.

Kollarını ve yüzünü yukarıya kaldırıp güneşin seni kucaklaması gibi…

İçtiğin kahvenin kokusunu içine çekip yudum yudum tadına bakmak gibi…

Yürürken yaprakların ayakkabılarının altında çıtırdamasının farkında olmak

gibi…

Diyeceksin ki hiç mi delirme anların yok, hiç mi stres olmuyorsun,hayat hep böyle lay lay lom mu? Hayır değil !

Yaklaşık 1,5  senedir hep istediğim ama hiç olamadığım ev kadını modundayım. Evde olmak şahane ürettiğim birşey olmadığı için tüketmek yerine değerlendirmeyi tercih ediyorum .Canım sıkıldığında alışverişe gitmek yerine yürüyüşe gidiyorum.  Mecburi market ve pazar alışverişi dışında fazlalık olabilecek hiçbirşey almıyorum ( yalaaaann daha 2 gün önce kumaşçıdan ne yapacağım hakkında hiçbir fikrim olmasa da sırf renklerine bayıldığım için 2 çeşit kumaş aldım)

Sevdiğim şeyleri yapıyorum içimden geldikçe, sevdiğim insanlarla buluşuyorum, buradaki arkadaşlarımla kahve içiyorum.Kızlar olmasa da kahve içiyorum. Bazen durup soruyorum neyi değiştirmek isterdin şu an? Fırsatın olsaydı?

Eğer buna bir cevabın varsa yap o zaman,değiştir neyse o istemediğin…ya da çabala istediğin için Ama istediğin şeyin sadece senin için olduğuna emin ol

Başkasına kızdığın için, öç almak istediğin için, daha çok istediğin için,kendini üstün görmek istediğin için değil,başkasına haddini bildirmek istediğin için değil…sadece ve sadece kendin için.

Kendini tüm dünyadan izole edildiğin  bir küre içine koy, kimsenin sana ulaşamadığınıve senin de onlara ulaşmak istemediğini var say.

Tüm kibrini, öfkeni, nefretini dışarıda bırak. O zaman söyleyebilirsin nasıl mutlu olacağını, hissedeceğini. O zaman düşün.

Seni ne rahatlatır onu düşün mesela.

Beni doğada olmak rahatlatıyor. Her gün başka birşey öğreniyorum ona saygı gösteren insanlardan. Dün gittiğimiz çiçekçiden (fidancı) çeliklemeyi gördüm. Evimde kurumuş görünen ortancayı nasıl budamam gerektiğini…(güncelleme: nasıl budandığını unutmuşum)

Bizim buralara yağmuru, dağ tarafında görünen kara bulutların değil, Midilli’den gelen bulutların getirdiğini öğrendim mesela. Bir de limon çamı kaptım geldim, balkonuma koydum (güncelleme: limon çamı güneş ışığı istiyormuş,benim balkonumda kurudu )

Arıcılık yapan arkadaşlarımdan arı hikayeleri dinledim.Nasıl bal yaptıklarını,kraliçe arının yolda sadece bir kez çiftleşmek için kovandan dışarı çıkıp ikibin küsür yüksekliğe çıktığını ve ancak o yüksekliğe çıkan arılarla çiftleştiğini , gerçek balın nasıl olması gerektiğini..bu ve bunun gibi her gün bir başka bilgi öğreniyorum bu da bana yeni ufuklar açıyor. Geçen kış iğde ağaçlarının şahane koktuğunu öğrenmiştim. Şimdi 4 gözle yeniden o güzel kokularını salmalarını bekliyorum. Bu yakınlarda sokaklar yine iğde kokacak.

Yolda yürürken mandalina,limon, portakal,nar ağaçlarında meyve görmeye bayılıyorum.Bazen kıyamıyorum koparmaya bazen de çok canım çekerse 1 tane alıyorum dalından…

Dün fidanlığın sahibinin dediği gibi..

Sen doğaya iyi bakarsan o seni korur, kollar, yedirir, içirir, giydirir…

namaste

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s