Düğün ve kalp atışı…

Bazı zamanlar kalbim normalden daha farklı atıyor, daha hızlı, daha değişik, ritmi değişiyor gibi..

Kulağımda duyuyorum sesini… Korkuyorum-ya da korkmuştum diyelim- Bir şey mi var içerde , bir şey  mi tıkıyor acaba da bu kadar yakından duyuyorum diye…Özellikle sol tarafa yattığımda…

İlk duyduğumda kalbim tıkandı veya tıkanacak diye korkup hemen sağ tarafa dönmüştüm. Sonra sağa dönmek yerine sırt üstü uzandım. Şimdi hiç kıpırdamıyorum bile…

Durup dinliyorum nasıl attığını, tıkandığını düşündüğümde bende ne değişiyor? Nefes alış verişim mi farklılaşıyor da ritim değişiyor diye…

Çok mu kahve içiyorum, ufaktan kalp krizi mi? Aklıma gelen tüm olasılıkları düşündüm. Sonuçta bana ait bir şey olduğuna karar verdim.  Koşar koşarsın ve bir an durursun ya hani o an vücut bir rahatlar…onun gibidir belki…

Az önce tesadüfen facede bir arkadaşımın beğendiği bir sayfaya gördüm. Bir düğün fotoğrafıydı.

İtiraf edeyim (muhtemelen daha önce çok söylemiş ve yazmışımdır ama), ben düğünleri sevmiyorum, bürokrasiyi de sevmiyorum, başkaları memnun olsun diye yapılan hiç bir şeyi sevmiyorum. çok saçma geliyor bana…

Ama bu gördüğüm …nasıl desem kalbin ritmini değiştirenlerdi. Nasıl sade, nasıl zarif, nasıl güzel….hiçbir abartı yok, şık, basit… hemde burada …

Ah bu güzel yer… Körfez, Ege, Edremit, Adatepe, Akçay, Güre, Altınoluk..ne dersen de…

Doğanın şahane bir yeri, kalbi, ağacı, denizi…doğalı…evet en güzeli doğalı…aşık olduğum kısım burası zaten doğal olması…

Tıpkı bu düğün fotoğrafları gibi…link versem mi vermesem mi bilemedim sonuçta tanımadığım bilmediğim birilerinin özeli…

Gelinin, gelinliğin sadeliği, mekanın doğallığı,  detaylar ah o detaylara ayrıca bayıldım…minicik lavanta kaseleri (sanırım), masalardaki kesme tahtası (muhtşemen zeytin ağacından, minicik şişelerdeki zeytin dalları, gelinin kolundaki yaprak desenli bileklik, damadın yakasındaki kurutuluş çiçek, gelin çiceğinin sadeliği…(Tamam link veriyorum dayanamadım..tık tık.. ) Evlenecekleri sunağın muhteşemliği,tülleri,kenardan sarkan rakamlar…toprak zemin, gün batımı…

O kadar çok şatafat içindeki düğünlere, gösterişlere, etiketlere boğulmuşuz ki bu sadelik benim ruhumu doyurdu…

Şimdi belki de bazımız burun kıvırıp senin bu sadelik dediğin şey için bile epey bir bütçe gerekiyor, o kadar parayı ver ben sana daha âlâsını yaparım:) der kesin. Ama işte burada da devreye zevk giriyor… Olay parada bitseydi meşhuuurr inşaatçının kızının (şu an aklıma o geldiği için onu yazdım)  düğününü yazıyor olurdum ne şahane diye di mi:))

Link açılmadıysa facebook’tan Erdem Güven Photograpy ‘sayfasındaki albumlerden Leyla&Dağhan albümüne bakabilirsiniz.

Ne kendilerini ne fotoğraflarını çeken kişiyi tanımıyorum. Allah mutlu etsin,bir ömür sağlıkla sevgiyle aşkla devam etsinler yollarına… Organizasyonu yapan ve çekenlerin de ellerine sağlık. Çok ama çok başarılı olmuş. Ben bayıldım…

 

 

Not: Merakli bir kişilik olarak kimmiş bu gelin damat diye baktığımda damada dair bir bilgi bulamadım ama gelin cidden şahane…okuduğum kadarıyla gönüllülük bazında çalışan bir organizasyonda  terapist. Yüzü kadar kalbi de güzel. Ne hoş…

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s