İçimdeki Ahmet Kaya

Bugün saat 13:16’da  Venüs Güneş’in  kalbinde tutuluyormuş.Öyle yazmış Mor Alev bugün..

Yazarı kim bilmiyorum ama bazen çok güzel geliyor yazdıkları, bazen de  hiç birşey anlamıyorum. Zaten  takip ettiğim 3-5 kişi var ruhsal gelişim, gökyüzü olayları, astroloji falan filan konularında.

Genelde her karşıma çıkanı da okumaya çalışıyorum. Enerji hususunda… Çünkü bu öyle ki , bir şey oluyor ve ben ne olduğunu anlayamıyorum.

Körlemesine ilerliyorum,yakaladığım ama tesadüf olmadığını bilmediğim bir sürü şeye denk geliyorum.İzliyorum.

Demem o ki dün akşamdan beri yine kendimi uykunun kollarına bıraktım. Hele bugün o kadar ağır çekim hareket ediyorum anlatamam. sanki 100 yaşındayım da vücudum istediğim hıza yetişemiyor  gibi.

O kadar kendi halinde hareket ediyor ki adımlarım yavaş, ellerim kollarım yavaş, dedim ya sanki ağır çekim moduna alınmış gibiyim.

Ya ben normalde atom karınca gibiyimdir. Kıpır kıpır, yapılacak iş bitmeden duramayan falan. Ve bu hal o kadar yabancı geliyor ki bana.

Venus’un Güneş’in kalbinde olduğu saatte ben yine kendimi uykuya teslim etmiştim.Hayal meyal oğlanı futbola götürmeden birazcık kestireyim deyip 12 de salonda kıvrılıp ara ara uyanmalarla 14:00’te gözlerimi mecburen açtım.

Ruh gibi gittim geldim.

Yavaşladım diyorum ya hani,kafamdakiler de hızlı değil… yani kafam daha hızlı çalışıyor bedenim yetişemiyor gibi değil,  hepsi bir arada yavaşladı.

 

Nerden aklıma geldi bilmiyorum, oğlumu seyrederken birden elim telefona gitti açtım Ahmet Kaya şarkılarını, şu saat oldu hala devam ediyorum.

Ben Ahmet Kaya şarkılarını hiç bilmem aslında,bir iki şarkısının ufak tefek nakaratlarını duyardım arkadaşlardan o kadar.. Bizim eve sokmazdı ki babam Ahmet Kaya kasetlerini..

Hiç unutmam bir gün benim arabamı babam kullanırken muzik açalım dedydik. Haluk Levent kasedini koymuştuk. O da tesadüfen Ahmet Kaya şarkısı mı seslendirmişti neydi.

Babam kasedi çıkardığı gibi camı açıp atmıştı. Ay ne üzülmüştüm.

 

Neyin tepkisiydi hala anlamam.. Eskiden Türk Kürt meselesini de anlamazdım. Etiketleri kaldırdığımdan beri çok da umurumda değil. Bize neler nasıl anlatılmış neleri görmemişiz o kadar çok şey var ki..Biz sadece duyduklarımızı bile anca anca temizliyoruz. Bizden öncekilerin yaşadıkları çok daha ağır.

Daha geçen sene babam sağ sol  olaylarını bana anlatmaya çalışırken adam ağladı ya…Uğur diye bir arkadaşım ellerimde öldü diye…Kucağında can vermiş. Kaç arkadaşım öldü dedi. Allah rahmet eylesin.

Annem desen erkek kardeşlerinin okulda öldüresiye kavgalarını anlatır. Dedem Menderes olaylarında yassıda’da yatmış. Menderes asılınca suçsuz oldukları anlaşılınca serbest bırakmışlar. Adam eve döndüğünde 3 numaralı dayım babasını tanımamış, 1 sene baba dememiş.

Çok insanın çok hikayesi var. Travması var. Herkesin bir öfkesi var, baktığın yerden, ama az ama çok haklılık payı var.

Bilmiyorum…

Bugün annemlerin bahçesinde babamın yanında Ahmet Kaya dinlerken .(babamın kulakları ağır duyuyor) şarkıyı duyuyor musun dedim. Yok   dedi. İyi , Ahmet Kaya dinliyorum çünkü  dedim. O da yine bana “komünist mi oldun sen” dedi (bir baba klasiği)

İyi miydi kötü müydü bilemem. Ama şarkıları çok güzel.

En sevdiklerimden biridir.Sanırım üniversite zamanlarında dinlemiştim.

Su akar yatağını bulur..

Demem o ki Venüs gidip Güneşin kalbine oturdu benim içimden bir yerlerden de Ahmet Kaya şarkıları çıktı…

Aşağıdaki görseli, yazıya ne resmi koysam diye bakınırken buldum…

Allah rahmet eylesin.

ahmet-kaya-foto

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s