Düş mü bilmek mi?

Ne kadar zor  herşey diye düşündü bir an…

Okuyamadığı kitabı , sayfası karışmasın diye koltuğun üstüne ters bırakıp,diğer elinde tuttuğu limon çayından bir yudum aldı. Ilık limonlu tadı damağında gezdirip, tadını hissedince yutkunarak kafasını koltuğun arkasına dayadı.

Herşey istediği gibiydi aslında…ama nedense bu aralar akşamlar geçmek bilmiyordu. ya erkenden uykusu geliyor ya da herşey çok sıradan geldiği için garip bir sıkılmışlık hissediyordu.

Aslında hala yapacak çok şeyi vardı. Okuması gerektiğini düşündüğü bir sürü kitabı vardı mesela, ulaşması , öğrenmesi gerektiğini düşündüğü bir sürü bilgi..hem daha kendine bile doyamamıştı ki.. Kendi kendine kaldığında hissettiği o sadelik, tek başınalık…Aynanın karşısında kendince yaptığı sohbetlere de doyamamıştı daha. Çok eğlenceliydi bir kere kendi kendine sohbet etmek…

Ama birşeyler oluyordu sanki yine anlayamadığı veya anlamlandıramadığı… yetişemediği…

hiç beklemediği anlarda düşlerken buluyordu kendini…

Düşlemek değil de bilme hali diyelim.

Düşlemek hayal gücüyle yapılan birşeydi oysa bilme veya olma hali dediğimiz şey o anın içinde yaşamaktı. Bu düşlemekten biraz daha farklıydı.

Düş hayal edip planlı bir şekilde ilerlediğinde eline geçen birşeydi. Bir vizyon belki de…

Bilme ise, bazen tam olarak bile düşünüp düşleyemeden yüreğinin içinden fırlayıp sen daha ne olduğunu anlamadan o anı yaratıp sanki o an’daymışçasına iliğine kemiğine kadar o anı hissetirebilme durumu.

O an geldiğinde yapabildiğin tek şey durup içinden gülümseyip kabul edebilmek.

Öyle planlı programlı değil, öyle olsa mı böyle olsa mı, doğru mu yanlış mı ‘yı bile sorgulamadan an’ın içine düşüyorsun.

Bir anda sanki başka bir yerde başka bir an’ı yaşıyorsun ama gerçekte orda değil burdasın.

Nasıl tarif edilir bilmiyorum.

Çekim yasası dedikleri bu mu acaba? Ama öyle olsa bildiğin şeyi çekiyor olabilmen lazım. Bu çekilen bir şey değil. Bildiğin bir şey…Adını nasıl biliyorsan o an’ın geleceğini de biliyorsun. Çünkü bir şekilde henüz gerçekleşmemiş olsa bile yaşadın, farkındasın.

Kulağa çok delice geliyor. Ama bu düş değil bu bilme hali…

Nasıl,ne zaman, nerede  olduğunu bilmesen de ol’duğunu veya ol’acağını biliyorsun.

Belki de yaratım budur.

Düş’lemek ile ol’mak arasındaki fark…

İş yine geliyor hislere dayanıyor. Kapılar yine duygulara açılıyor. Herşey duygularla mühürleniyor.

Yapacak çok şey var.  Bir de şu arada derede sıkışma hissinden çıksak ne güzel olacak.

hqdefault

 

Reklamlar

One response to “Düş mü bilmek mi?

  1. Geri bildirim: ufak ufak hatırlatmalarım … | kelimeperisi·

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s