İstikrarsızlık

Kısacık bi içimi dökeyim kaçacağım bugün. Öncelikle bugun -muhtemelen şu saatlerde – Teog sınavında cebelleşen tüm çocuklarımıza Allah zihin açıklığı versin diyorum. Umarım gönlünüze göre geçer sınavlarınız. Dersleri bilmem ama umarın hayat içindeki meraklarınız her daim devam eder.

 

Geçen gün yazdım ya hani istikrarsız buluyorum kendimi diye…dün aklıma şugeldi.

Aslında istikrarsız olmak kötü değil…

Galiba Üstün Dökmen yazmıştı  bir yerde atalet ile ilgili. Bir akvaryumun içine balıkları koyuyorlar yemi de cam bir bölme ile ayırdıkları başka bir yere atıyorlar. Karnı acıkan balıklar yeme doğru gittikleri her seferde kafalarını cam bölmeye çarpıp geri dönüyorlar. Bir süre sonra cama kadar gelip ama cama çarpmadan geri dönüyorlar. Çünkü artık orda cam bir bölme olduğunu biliyorlar. Bir süre sonra  sonra aradaki o cam bölme kaldırılıyor ama balıklar yine yeme gitmeden eski cam bölmenin olduğu yerden geri dönüyorlar. Camı görmeseler de o bölme artık kafalarının içine yerleşti çünkü…

Gelelim istikrar konusuna;

(Bak nasıl kendimi aklayacağım:)))

Çocuğa tutarlı olmak adına  her hayır dediğinde ve bunu istikrarlı bir şekilde yaptığında çocuk bir süre sonra o konuda hayır’ın dışında bir cevap alamayacağını öğreniyor. Defalarca deneme veya zorlamadan sonra artık cevap değişmediğinden öğrenme kısmını geçip bilme kısmına geliyor. ( Burası sabitlendiği nokta işte)

Bundan sonra alacağı cevabı zaten bildiği için bir daha denemiyor, gidiyor o camın önünden geri dönüyor.

Oysa istikrarsız olduğunuzda, ya da dışarıya göre tutarsız..veya sürekli fikir değiştiren…neyse işte her seferince tekrar tekrar deniyor. Çünkü bir kere evet dedi, bir başka sefer hayır dedi, belki bir sonraki sefer yine evet der … Çocuğun veya bizim merakımız böylece gitmiyor. O cam bariyere kafamızı vursak da, bir kere o bariyer kalktığında arka tarafa geçtiysek -ki sadece bir kere bile olsa, birazcık bile olsa yeter- biliyoruz ki bir diğer taraf var. Ve her daim denemeye devam ediyoruz. Belki cam tamamen kalkacak, belki başka bir yerinde kafamızı geçirecek kadar bir boşluk olacak, belki sadece burnumuzu uzatıcaz. Ama orda bir yerde bir geçiş yeri olduğunu biliyor olacaksın.

Belki bir zaman geldiğinde  kimimiz orda koca bir boşluk vardı geçip yemi yerdik diye anlatacak kimi de çoktaaaan o bulduğu minik patikadan bir sürü peşine taktığı minik balıkları geçirecek onlara öğretecek..

Tabi ki sonuçta herkes nasibi kadar alacak, fark ettiği ölçüde ilerleyecek, gördüğü müddetçe gidecek.

Ama sonunda  merakından ve ümidinden vazgeçmeyen savaşçılar (savaş kelimesini de sevmiyorum ama öncüler mi desek) kazanacak…

Demem o ki istikrarsız olmak kısa  vadede kötü olsa da uzun vadede iyidir.

(Sanırım)

🙂

,fft99_mf1132508

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s