Güven

Yaklaşık 1 haftadır güven konusu kafamın içinde dönüp duruyor. Neden güveniyoruz? Neden güvenmek istiyoruz? kendimizi konfor alanında tutmak için mi? (evet)  Sendelediğinde seni tutacağından emin olmak için mi? Sana asla yalan söylemeyeceğine inandığın için mi? Seni yarı yolda bırakmayacağı için mi?

Peki bunların hepsi beklenti değil mi? yani bunlar için güvenmeyi seçiyorsak, bunlar beklentiye girmiyor mu? Beklenti de olduğumuz zaman bir şeylere tutunma ihtiyacı hissetmiyor muyuz?  Peki niye tutunmak istiyoruz? diye diye en son bu soruya kadar gelmiştim. İki gün önce bir arkadaşımla sohbet ederken bunların hepsinin korkudan kaynaklandığını fark ettik. Sonra işin ucunu korkuya bağlayınca güldük, üstüne bir de çay içtik.

Galiba korkuyoruz. Bizi zaten korkuyla yönetmiyorlar mı? Politikadaki korkudan bahsetmiyorum. Hayatımızdaki korkudan bahsediyorum. Ama bu, şöyle yaparsan seni sevmem, böyle söylersen konuşmam kısmındaki görünen korkudan değil, farkında olmadığımız içerilerden bir yerlerden gelen sevilmeme veya onaylanmama korkusu…

Kendin gibi olabilmek  cesaret istiyor. Birisiyle ilk kez tanıştığında”kusura bakma ama ben senden hoşlanmadım desen” mesela, bunu kadın-erkek ilişkisi gibi düşünme, iş ortamı de mesela veya aile içinde ilk kez gördüğün bir akraba…

Kaba olmadan ne kadar sahici olabiliyoruz? Mesela eğlendiğin bir ortamda yaptığın bir espriye yanındakiler güldüğünde daha fazla espri yapma ihtiyacı duyuyor musun? Neden peki? Çünkü insanlar güldü, onaylandın ve buna devam etme ihtiyacı duyuyorsun. İçerden bir yerden onaylanma ihtiyacı var çünkü…bence…

Bunu ne zaman fark ediyorsun peki? gerçekten sahici birisiyle karşılaştığında..

Sahici ne demek peki? Her koşulda kendi olabilen, olamadığını fark ettiği anda özüne dönmek için çaba harcayan kişi diye tarif edebilir miyim acaba?

Sevilmek gibi bir derdin olmadığını düşün mesela…Kendini kötü hissetmiyorsan eğer, sahici olabilmek için muhteşem bir fırsat.

Düşünsene  kimseyi memnun etmek gibi derdin yok,   kimsenin seni araması veya aramaması umurunda değil, kimse sana neden beni aramadın diye trip yapmıyor çünkü sen zaten onlarda böyle bir beklenti yaratmamışsın.

Beklenti yaratmamayı becerdiğinde, sende beklenti içine girmemeyi öğreniyorsun sanırım. Ve sen beklenti içinde olmadığında ortada güvenmek için bir neden kalmıyor ama bu güvensizliği de getirmiyor.

Çok mu karıştırdım. Peki, şöyle örnekleyeyim.

Sevdiğim biri vardı  ve ilişkimizde gözle görünen kısımda bir problem yoktu ama net birşey de yoktu.  Ama ben ara ara içerden kırıldığımı hissediyor ama sevdiğim için de  kopamıyordum. Neden kopamadığımı dost meclisinde tartışıyorduk.  Biri dedi ki sana karşı açık değil, ve sende çok meraklısın , bu senin merak duygunu tetikliyor. Çözsen aslında bitecek. Merak duygun geçtiğinde kopacaksın dedi. (mantıklı)

Bir başka arkadaşım sen beklenti içindesin dedi, bence otur yaz, farkında değilsindir dedi. Peki dedim. Bir akşam aldım kalem kağıt döküldüm .5 sayfaya yakın yazdım.  sonra okudum. Öyle aman aman bir beklenti de çıkmadı. Az birşeyler çıktı, onlar da yazıya dökülünce uçtu gitti.

Bakın bu  yazma/konuşma (ifade etme) kısmı cidden işe yarıyor. Başladığınızda bir anda kalemin ucundan akıyor çıkıyor. Böylelikle söz sizden çıktıktan sonra ya bozuluyor, ya gerçekleşiyor. Ki sanırım buradaki etki niyet oluyor. Gitmesini istiyorsan farkına varıyorsun ve şifalanıyor, olmasını istiyorsan kalpteki titreşimler sana çekiyor .

Bir başka arkadaşım niye kopmaya çalışıyorsun ki dedi, tadını çıkar daha sonra vakti geldiğinde zaten o gidecek başkası gelecek niye zorluyorsun kendini dedi. (en yüreğime su serpen yorum bu oldu) evet dedim ya işte bu…

Sanırım bu cümleden sonra acayip rahatladım ben. Nefes aldım. Tutunduklarımı bıraktım.  Meğer farkında olmadan epeyce sıkmışım.

Şimdi nasılız? Bilmem iyiyiz galiba…Bu da benim için  bir süreç, bunda da öğrenmem gereken o kadar çok şey var ki… O kadar enteresan gelişleri var ki, o kadar güzel izlere denk geliyorum ki, hem şaşkın hem huzurlu bakınıyorum sadece.

1.1.2017de kalem kağıda dökülen bir yazım var. Kaç kere buraya aktarmaya çalıştım, hatta en son dünkü yeniay yazısının altına eklemiştim yarıya kadar…sonra birden vazgeçtim sildim hepsini..hala defterde duruyor. Belki zamanı değil, belki sadece anlıktı bilmiyorum.

Sabah bir an,öyle bir an oldu ki, kendime istediğin bu mu diye sordum. Hayatım boyunca evimde ev kadını olmak istedim. Kendi evimde kendi düzenimde kek yapan, yemek yapan ne bileyim, kendi çocuğunu kendi büyüten bir kadın.

Ben tam olarak istediğim bu noktaya 2014’un Temmuz’unda geldim. İşimden istifa etim, Eski eşimin işi dolayısı ile annemlerin yaşadığı daha küçük bir yere eşyaları yerleştirmek için geldik (buradan yurtdışına gidecektik çünkü)  ve bammmm  herşey değişti…

Ben bıraktım çünkü… Savaşmayı bıraktım, tutunmayı bıraktım. Rüzgara karşı değil, rüzgara bırakmaya karar verdim.

O zaman işaretler netleşti, kolaylaştı, yol açıldı ve bana sadece yürümek kaldı…

Nereye doğru olduğu ya da nasıl bir zemin üstünde yürüdüğüm umurumda bile değil. Ben o adımı atarken zemin benim ayağımın altında inşa ediliyor farkındayım.

Şimdi ise sanki bu maceranın da doyum noktasına varmak üzereyim gibi geliyor. Şimdi yeni bir şeyler oluşuyor ama ne olduğunu bende bilmiyorum hem de hiç…Ama bir şey var…

Bu yazıyı da kendi içimi dökmeden az önce okudum. Son cümlede geçen “Farkındalık özgürleştirir, bilinçsizlik kölelik yaratır. Güven ancak özgürlükle mümkün olabilir.”  sözü günlerdir kafamı kurcalayan güven konusunda da netleşmemi sağladı.

Ramtha bir videosunda demişti ki: “Öğrenci hazır olduğunda öğretmen gelir” Onun gibi birşey işte…

 

guven_duygusu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s