Zeytin ağacı memleketinde iğde ağacına aşık olmak…

İğde ağacı deyip geçmeyin. Bilenler bilir de benim hiç bilmediğim, görmediğim bir ağaçtı kendisi önceleri…

Ihlamur gibi ağır, aheste ama onun kadar sarhoş etmeden başını döndüren bir kokusu vardır. O kadar narin görünür dalları ama burnunuzu yapraklarının içine soktuğunuzda alamazsınız kokusunu…

İlla ki rüzgar ister…

Rüzgar getirmezse kokusunu burnunuza dibinde bile otursanız alamazsınız kokusunu.

Ama bir tanıştınız mı gerçekte, görmesenizde etrafınızda, rüzgar getirdi mi kokusunu, bilirsiniz yakınınızda olduğunu, arar gözleriniz…

Bugün 2 saat altında uzandım. Rüzgar çıktı birazcık, bütün çiçeklerini üstüme serdi.

Toprak altına girdiğinde üstüne nasıl toprak atılıyorsa tıpkı onun gibi iğde çiçekleri düştü üstüme. Şükür dedim. Altına girmeden üstünde tattım bu lezzeti…

Oysa ki burası zeytin memleketi…

Dağ, bayır, yol kenarı, yol ortası… her yer ama her yer zeytin ağacı.

Efsanevidir zeytin ağacı. Uludur, bilgedir, yaşlıdır ve çoook güzeldir. Baktın mı, dallarından ziyade, gövdesinde kaybolursun. Kimisi kökten ayrılıp ayrı yönlere giden aşıklar gibidir, kimisi tek gövdede sarmaş dolaş…

Ama iğde…ah o iğde…İğdenin gövdesine, şekline, şemaline  dikkat etmezsin. Kokusu alır aklını başından . Bir kere tanıştın mı nerede görürsen tanırsın eski bir dostla karşılaşmışsın gibi…

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s